Bilimsel araştırmaların ve yapay zeka destekli çalışmaların hızla artması, akademik yayıncılığın temel taşı olan akran değerlendirme (peer review) sistemini çıkmaza soktu. Gönüllülük esasına dayalı bu sistemde, artan yayın hacmi karşısında hakem bulmak gitgide zorlaşıyor ve bu durum hatalı değerlendirmelerin artmasına yol açıyor.

Yetersiz Hakem Sayısı Hatalı Kararları Artırıyor

Des Moines Üniversitesi'nden sağlık ekonomisti Jason Semprini'nin deneyimi, sistemin mevcut durumunu özetliyor. Semprini'nin HPV aşısı politikaları üzerine yaptığı çalışma, hakemin çalışmanın temel mesajını yanlış anlaması nedeniyle reddedildi. Normal şartlarda iki veya üç uzman tarafından incelenen makaleler, hakem eksikliği nedeniyle tek bir kişiye gönderildiğinde, tek bir yanlış anlama çalışmanın yayınlanmasını engelleyebiliyor.

Yayın Sayıları Üstel Artış Gösteriyor

Scopus ve Web of Science veri tabanlarındaki makale sayılarının her yıl ortalama yüzde 5,6 oranında arttığı belirtiliyor. Küresel ölçekte araştırmacıların her yıl toplamda 15 bin yıllık çalışma süresini hakemliğe ayırdığı tahmin edilirken, sadece ABD'deki bu emeğin maddi karşılığının 1,5 milyar dolar olduğu öngörülüyor. Ancak araştırmacıların bu süreyi gönüllü olarak ayırması giderek zorlaşıyor.

Hakem Bulmak İçin Onlarca Kişiye Yazılıyor

Human Immunology editörü Steven Mack, beş yıl önce üç hakem bulmak için 5 ile 10 kişiye e-posta göndermesi yeterliyken, günümüzde tek bir hakem bulabilmek için yaklaşık 30 kişiye ulaşmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Bu durum, editörlerin zamanı olmayan veya konu üzerinde yeterli uzmanlığa sahip olmayan kişileri hakem olarak atamasına neden oluyor. Bazı araştırmacılar, özellikle yapay zeka alanında, geleneksel yayıncılık yerine bloglar gibi daha gayriresmi iletişim yöntemlerine yönelmeye başladı.

Ne anlama geliyor?

Bilimsel yayıncılıkta uygulanan denetim mekanizması, bir çalışmanın yayınlanmadan önce aynı alandaki diğer uzmanlar tarafından doğruluğunun ve yöntemlerinin kontrol edilmesi sürecidir. Bu süreç, hatalı veya yanıltıcı bilgilerin literatüre girmesini engellemek için tasarlanmış bir güvenlik filtresidir. Ancak içerik üretim hızının, denetleme kapasitesini aşması durumunda bu filtrenin seçici olma özelliği kaybolmaktadır.

Yazılımların desteklediği içerik üretim süreçleri, çok kısa sürede çok sayıda metin oluşturulmasına olanak tanımaktadır. Bu durum, insan tarafından yürütülen manuel kontrol mekanizmalarının üzerinde aşırı bir yük oluşturur. Denetleyici sayısı sabit kalırken incelenecek materyal miktarının artması, inceleme kalitesinin düşmesine ve nitelikli çalışmaların yanlış değerlendirmeler sonucu reddedilmesine yol açan teknik bir tıkanıklık yaratır.