AKUT Arama Kurtarma Derneği, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümünde Kocaeli'de 36 saat süren kapsamlı bir tatbikat gerçekleştirdi. Dernek, gönüllü sayısından ziyade niteliğe ve uluslararası standartlara odaklanan yeni bir operasyonel yapı kurmayı hedefliyor.

Uluslararası Standartlarda Müdahale Kapasitesi

AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel, kurumun hedefinin uluslararası ağır sınıf USAR standartlarında görev yapabilen, kendi lojistiğini ve komuta-kontrol sistemini yönetebilen sürdürülebilir bir ekip yapısı oluşturmak olduğunu belirtti. Özellikle 6 Şubat depremlerinde binin üzerinde gönüllüsüyle AFAD ile koordineli çalışan kurum, artık standartlaşma ve teknik kapasite artışına öncelik veriyor.

Kocaeli Tatbikatının Operasyonel Detayları

Gerçek bir afet senaryosuna yakın koşullarda düzenlenen tatbikatta; teknik arama, kurtarma, medikal müdahale, enkaz güvenliği ve haberleşme gibi süreçler eş zamanlı olarak yönetildi. Operasyonda sadece kurtarma teknikleri değil, aynı zamanda vardiya düzeni, kaynak yönetimi ve personel devamlılığı gibi lojistik sürdürülebilirlik konuları da test edildi.

Küresel Destek ve 10 Günlük Operasyon Hedefi

Dernek, hazırlık çalışmalarıyla afet bölgelerinde 10 gün boyunca kesintisiz, 24 saat esasına göre çalışabilecek ağır sınıf bir ekip kapasitesine ulaşmayı amaçlıyor. Bu sayede hem Türkiye içindeki afetlerde etkin rol almak hem de dünya genelindeki büyük afetlerde uluslararası standartlarda destek sağlamak hedefleniyor.

Ne anlama geliyor?

Arama kurtarma faaliyetlerinde ağır sınıf standartlar, ekiplerin sadece fiziksel kurtarma yapmasını değil, aynı zamanda kendi barınma, beslenme ve enerji ihtiyaçlarını karşılayarak dışa bağımlı olmadan çalışabilmesini ifade eder. Bu sistem, gelişmiş dinleme cihazları ve görüntüleme sistemleri gibi teknik donanımların kullanımıyla enkaz altında yaşam belirtisi arama sürecini hızlandırır.

Sürdürülebilir ekip yapısı, kriz anlarında personelin fiziksel ve zihinsel tükenmişliğini önlemek için kurulan vardiya ve rotasyon mekanizmalarını kapsar. Bu yöntem sayesinde operasyonlar, zamanla azalan performans kaybı yaşanmadan yüksek tempoda devam ettirilebilir. Komuta-kontrol sistemleri ise sahadan gelen verilerin gerçek zamanlı işlenerek en doğru kararların verilmesini sağlayan yönetim modelidir.