Çinli e-ticaret devi Alibaba, ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu ile bağlantılı olduğu iddia edilen şirketlerin yer aldığı kara listeye dahil edilmesi üzerine ABD hükümetine dava açtı. Şirket, listede yer almasının herhangi bir hukuki veya gerçek dayanağı olmadığını savunuyor.

Pentagon Kara Listesi ve Yasaklamalar

Savunma Bakanlığı tarafından güncellenen 1260H listesine Alibaba ile birlikte arama motoru Baidu da eklendi. Bakanlık, Alibaba'nın Pekin yönetimiyle olan düzenleyici bağları nedeniyle Çin savunma sanayi tabanına katkı sağlayan bir askeri-sivil füzyon katılımcısı olduğunu öne sürdü.

Söz konusu listeye girilmesi doğrudan yaptırımları beraberinde getirmese de, Pentagon'un artık Alibaba ile iş yapamayacağı ve şirketin ürün veya hizmetlerini üçüncü taraflar aracılığıyla kullanamayacağı anlamına geliyor. Ayrıca diğer şirketlerin, ABD hükümetinden gelebilecek ticaret kısıtlamaları riskine karşı Alibaba ile çalışmaktan kaçınabileceği belirtiliyor.

Alibaba'dan Kesin Reddiye

Alibaba, platformlarının yalnızca bulut bilişim ve e-ticaret amacıyla kurulduğunu, silah veya istihbarat operasyonları için kullanılmadığını vurguladı. Şirket, yönetim kurulu üyelerinin hiçbirinin askeri bağı bulunmadığını ve herhangi bir askeri-sivil füzyon stratejisinin parçası olmadığını bildirdi.

BBC'ye yapılan açıklamada, listede yer alma kararının keyfi olduğu ve bu durumun ifade özgürlüğü ile anayasal hakların ihlali olduğu savunuldu. Şirket, daha önce ABD hükümetiyle diyalog kurmaya çalışıp kanıtlar sunduğunu ancak yanıt alamadığını belirtti.

Ne anlama geliyor?

Ticaret kısıtlamaları ve şirket listeleri, ülkelerin milli güvenlik gerekçeleriyle belirli teknoloji sağlayıcılarını devre dışı bırakma mekanizmasıdır. Bu süreçte bir kurumun yasaklı listeye alınması, kamu kurumlarının o teknolojiye erişimini keserken, sivil sektörde de tedarik zincirlerinde güvenlik riskleri oluşturur.

Bu durum, küresel pazarda faaliyet gösteren yazılım ve donanım sağlayıcılarının farklı ülkelerdeki mevzuatlar arasında kalmasına neden olur. Özellikle bulut bilişim ve veri depolama gibi kritik altyapı hizmetleri söz konusu olduğunda, hizmet sağlayıcı ile müşteri arasındaki hukuki ilişki, uluslararası siyasi kararlar nedeniyle kesintiye uğrayabilir.