Lisbon merkezli Amble şirketi, Apple ve Audi'den gelen tasarımcılar tarafından geliştirilen Amble One adlı elektrikli buggyyi tanıttı. 25 bin dolarlık araç, lüks otellerde ve özel mülklerde kısa mesafe mobilite için tasarlandı.
Amble One, 60 kilometreden fazla menzil, saat başı 64 kilometre maksimum hız ve 450 kilogramdan az ağırlığa sahip. Avrupa'daki L7e kategorisine giren araç, 5 saatte standart ev prizinden şarj edilebiliyor.
Apple'ın İptal Edilen Araç Projesinin Tasarımcısı
Tasarım başkanı Julian Hoenig, Apple'ın ünlü Project Titan otomobil projesinde çalışmışlık. Apple Watch ve Vision Pro gibi ürünlerin tasarımında da yer almış. Hoenig'in imzası Amble One'da da görülüyor: alüminyum, deri, pamuk ve mantar malzemelerin liberal kullanımı, Mercedes G-Wagon'dan esinlenen düz ön cam, ve bisiklet aksesuarlarının doğrudan takılabileceği iç panel.
Ay Aracından İlham Alındı
Hoenig, aracın tasarımında NASA'nın ay roveri (moon buggy) tarafından esinlendiğini açıkladı. Araçta elektrik platformu gövde altına gizlenmeyip, kasket şeklinde açık kalıyor. Açık, kapısız tasarım sadece estetik değil, aynı zamanda ağırlık hedefine ulaşmak için işlevsel bir tercih.
Kurucu Ekibin Prestijli Geçmişi
Kurucu ortaklar arasında Cowboy elektrikli bisiklet markasının kurucusu Adrien Roose ve yaratıcı ajans Forpeople'ın kurucusu Michael Tropper yer alıyor. Hoenig'den önce Audi'de RSQ, A4, R8 ve Q3 gibi modellerde çalışmış. Başkan José António Uva, Portekiz'de 1927 hektarı kaplayan lüks kırsal turizm merkezi São Lourenço do Barrocal'ı restore etmiş.
Ne anlama geliyor?
Amble One, geleneksel otomobil kategorisinin dışına çıkan yeni bir araç sınıfını temsil ediyor. Golf arabalarından farklı olarak, halk yollarında kullanılabilir şekilde tasarlanmış, hafif elektrikli araçlar bu kategoride yer alıyor. Avrupa'daki L7e sınıflandırması, tam araç niteliği taşımayan ama halk yollarında sürülmesine izin veren bir kategori. Bu araçlar mobil uydu hizmetleri, turizm kompleksleri veya kıyı bölgelerinde kısa mesafe taşımacılığı için ideal. Elektrik motorlu ve hafif yapıları sayesinde, geleneksel araçlardan daha az enerji tüketiyor ve daha az karbon ayak izi bırakıyor.
Tasarımda görülen ay roveri estetiği, işlevselliğin güzellikle birleştirildiğini gösteriyor. Platform sisteminin görünür olması, onarım ve özelleştirme işlemlerini kolaylaştırırken, aynı zamanda mekanik güzelliğinin takdir edilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, endüstriyel tasarımda giderek artan bir eğilim: karmaşık teknolojinin içinde, temel mekaniksel yapıların saygınlığını yeniden keşfetmek.
Ağırlık sınırlaması altında tasarlandığından, aç kapı ve çatı gibi ağır elemanlar bulunmuyor. Bunun yerine, malzeme seçimi (alüminyum, korkluk) ve açık tasarım tercihiyle hafiflik sağlanıyor. Böyle araçlar, turizm sektöründe, özel erişim sahaları için ve çevresel duyarlılığın yüksek olduğu yönetim bölgelerinde tercih edilmeye başlanıyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.