Apple ve ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), 2024 yılında açılan iPhone antitröst davasını kapatmak için erken dönem görüşmelere başladı. Bloomberg'in haberine göre, Apple bu yıl içinde davayı sonlandırmak için birden fazla teklif sundu. Taraflar arasında aktif müzakereler devam etmesine rağmen, anlaşmanın garantisi yok ve henüz bir duruşma tarihi belirlenmedi.

Dava Neler İddia Ediyor?

Biden yönetimi altında başlatılan dava, 19 eyalet ve Washington D.C. ile birlikte Apple'ın iPhone ekosistemi aracılığıyla rekabet kanunlarını ihlal ettiğini iddia ediyor. Adalet Bakanlığı, Apple'ın süper uygulamaları engellediğini, üçüncü taraf mesajlaşma ve bulut yayın uygulamalarını caydırdığını, rakip dijital cüzdanları kısıtladığını ve akıllı saat pazarında rekabeti engellediğini ileri sürüyor. Apple, davanın devamını isteme başvurusunu Haziran 2025'te kaybetti.

Apple'ın Zaten Aldığı Adımlar

Şirket, orijinal şikayetlerin bazılarına çoktan yanıt verdi. Mini uygulama programını başlattı, Messages uygulamasını Google tarafından yönetilen RCS standardına açtı, bulut yayın uygulamalarına izin verdi ve iPhone'un NFC ödeme çipini üçüncü taraf uygulamalarına açtı. Apple Watch hala Android ile uyumlu değil, ancak şirket iPhone'da Apple dışı akıllı saatlerin uyumluluğunu iyileştirdi.

Trump Yönetiminin Yaklaşımı

Trump yönetiminin Adalet Bakanlığı, Biden döneminden kalan antitröst davalarını kapatmaya yöneliyor. DOJ'un antitröst konularından sorumlu üst düzey yetkili Stanley Woodward, anlaşmaları vergi mükellefleri için para tasarrufu sağlayıp uzun yıllar süren davalara kıyasla tüketicilere daha hızlı çözüm sunmanın bir yolu olarak görüyor. On dokuz eyalet başsavcısının anlaşma görüşmelerine katılıp katılmadığı bilinmiyor.

Ne anlama geliyor?

Antitröst davası, tek bir şirketin pazarı kontrol etmesi ve bu gücü rakiplere karşı kullanması durumunda açılır. Apple söz konusu olduğunda, konu iPhone üzerindeki ödeme sistemleri, yazılım indirme kanalları ve üçüncü taraf uygulamaların ne tür işlevlere erişebileceğidir. İddiaların özü, Apple'ın kontrolündeki ekosistem sayesinde rakiplerinin şansa sahip olmaması ve tüketicilerin tercih hakkının sınırlanmasıdır.

Bir anlaşma, Apple'ın hangi uygulamalar ve hizmetlerin iPhone'da çalışabileceğine dair denetim yetkisini azaltmayı gerektirebilir. Bu, mobil pazarı daha açık hale getirerek farklı ödeme yöntemleri, yazılım indirme kaynakları ve hizmetler için daha fazla seçenek sunabilir. Aynı zamanda, yasal masrafları ve belirsizliği azaltarak şirketin diğer sorunlara odaklanmasına yardımcı olabilir.

Küresel düzenleyiciler Apple gibi büyük teknoloji platformlarında daha fazla rekabete zorluyor. Batı Avrupa'dan başlayan düzenlemeler, ABD'de de benzer baskılar yaratıyor. Bir DOJ anlaşması, Apple'ın dünya çapında ne kadar imtiyaz vereceğini gösterebilir ve diğer antitröst davalarının nasıl sonuçlanacağını etkileyebilir. Şirket, mevcut pozisyonunu korumaya karşı dava maliyeti ve üretkenlik kaybı arasında dengede bulunuyor.