Avrupalı veri bilimciler ve araştırmacılar, sosyal medya platformlarının toplumsal etkilerini ve dezenformasyon kampanyalarını incelemek istemelerine rağmen veri erişimi konusunda ciddi engellerle karşılaşıyor. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında yasal hakları olmasına rağmen, araştırmacıların platformlardan veri alma taleplerinin reddedildiği veya zorlaştırıldığı belirtiliyor.
Romanya Seçimleri ve TikTok Manipülasyonu
Maastricht Üniversitesi'nden Adriana Iamnitchi ve ekibi, Kasım 2024'teki Romanya cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde TikTok'taki şüpheli hareketlilikleri incelemek istedi. Özellikle manikür ve moda paylaşan hesapların aniden politikacı Calin Georgescu'yu övmesi ve bu içeriklerin toplamda 120 milyon izlenmeye ulaşması dikkat çekti. Georgescu, seçimin ilk turunda yüzde 23 oy alarak sürpriz bir başarı elde etti.
Ancak Iamnitchi, gizli influencer pazarlamasını ve içeriklerin nasıl monetize edildiğini araştırmak için 28 Ekim 2025'te TikTok API'sine erişim talebinde bulunduğunda bu istek reddedildi. TikTok, araştırmacıların kimliklerinin kanıtlanamadığı veya güvenlik gereksinimlerinin karşılanmadığı gerekçesini sundu. Öte yandan platform, daha sonra 116 bin hesabın tehlikeye girdiğini ve 27 binden fazla sahte hesabın Georgescu ve Romanya Romanyalıların Birliği İttifakı (AUR) partisini destekleyen bir ağın parçası olduğunu açıkladı.
Veri Erişimi Savaşları ve 'Kara Delikler'
WIRED'ın aktardığına göre, birçok dezenformasyon araştırmacısı AB yasalarına rağmen platformlar tarafından engellendiğini veya mahkeme süreçlerine zorlandığını ifade ediyor. Almanya'daki Democracy Reporting International'dan Duncan Allen, Meta'nın CrowdTangle gibi ücretsiz araçları kapatması ve X'in API erişimini ücretli hale getirerek aylık yüzlerce dolar talep etmesi nedeniyle akademik çalışmaların zorlaştığını belirtti.
Araştırmacılar, TikTok gibi platformların günlük veri çekme limitleri koymasının büyük ölçekli analizleri imkansız hale getirdiğini savunuyor. Veri erişiminin kısıtlanması, algoritmaların içerikleri nasıl önerdiği ve hassas içerik raporlarının nasıl yönetildiği konusunda bilgi eksikliğine, yani dijital 'kara deliklere' yol açıyor.
Ne anlama geliyor?
Dijital platformların sunduğu veri arayüzleri, dış yazılımların veya analiz araçlarının platformdaki içeriklere sistematik olarak erişmesini sağlar. Bu mekanizma sayesinde büyük veri setleri toplanabilir ve belirli kalıplar, anahtar kelimeler veya yayılım hızları ölçülebilir. Bu veriler olmadan, bir içeriğin organik olarak mı yayıldığı yoksa yapay hesaplar tarafından mı şişirildiği tespit edilemez.
Veri kısıtlamaları, denetleyici kurumlar ve bağımsız analizcilerin platform şeffaflığını ölçmesini engeller. Algoritmik öneri sistemleri, kullanıcının önüne hangi içeriğin düşeceğine karar veren kapalı kutu sistemlerdir. Bu sistemlerin nasıl çalıştığına dair veri akışı kesildiğinde, kamuoyunu yönlendiren gizli kampanyaların tespiti ancak platform şirketlerinin kendi beyanlarıyla mümkün hale gelir.
Kullanıcılar açısından bu durum, maruz kaldıkları içeriğin kaynağını veya arkasındaki finansal motivasyonu bilmemeleri anlamına gelir. Sistematik veri analizi yapılamadığında, dijital ortamdaki manipülasyon yöntemleri gizli kalır ve bu durum bilgiye erişim süreçlerini tekelleştirir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.