West Virginia Üniversitesi araştırmacıları, madde bağımlılığıyla mücadele eden hastalar için cerrahi müdahale gerektirmeyen yenilikçi bir yöntem geliştiriyor. Geleneksel cerrahi yöntemlerin aksine, kafatası delinmeden uygulanan ultrason dalgaları ile beynin derin yapılarına ulaşılması hedefleniyor.
Kafatasını Delmeden Beyne Müdahale
Nörocerrah Ali Rezai liderliğinde yürütülen çalışmalarda, görüntüleme sistemlerinden tanıdık olduğumuz ultrason teknolojisi tedavi amaçlı kullanılıyor. Bu yöntemle, beyindeki belirli nöronlara ulaşmak için cildin kesilmesine veya kafatasına delik açılmasına gerek kalmıyor. Yaklaşık 20 dakika süren işlem sonrası hastaların aynı gün evlerine dönebildiği belirtiliyor.
Derin Beyin Stimülasyonundan Ultrasona Geçiş
Daha önce binlerce derin beyin stimülasyonu ameliyatı gerçekleştiren Ali Rezai, elektrotların beyne yerleştirildiği eski yöntemlerin aksine, ultrasonun dokulara zarar vermeden aynı yapılara ulaşabilme kabiliyetine odaklanıyor. Bu yeni yaklaşım, özellikle ABD'de ciddi bir kriz haline gelen madde bağımlılığının yanı sıra Alzheimer hastalığı üzerinde de test ediliyor.
Bağımlılık Kriziyle Mücadelede Yeni Bir Yol
West Virginia Üniversitesi'ndeki çalışmalar, doz aşımı kaynaklı ölümlerin en yüksek olduğu bölgelerden birinde yürütülüyor. Amerika Birleşik Devletleri genelinde yaklaşık 45 milyon kişinin madde kullanım bozukluğu kriterlerini karşıladığı ve 2025 yılına gelindiğinde doz aşımı nedeniyle yaklaşık 70 bin kişinin hayatını kaybettiği verileri paylaşılıyor.
Ne anlama geliyor?
Bu teknoloji, yüksek frekanslı ses dalgalarının odaklanarak vücudun derinliklerindeki dokulara iletilmesi prensibiyle çalışır. Geleneksel yöntemlerde beynin derinliklerine ulaşmak için fiziksel bir yol açılması gerekirken, ses dalgaları biyolojik dokulardan geçerek sadece hedeflenen noktada enerji yoğunluğu oluşturur. Bu sayede beyin dokusuna zarar vermeden elektriksel veya termal bir uyarı gerçekleştirilebilir.
Kullanıcı açısından bu durum, riskli cerrahi operasyonların yerini kısa süreli ve invaziv olmayan bir prosedüre bırakması anlamına gelir. İyileşme süreci ortadan kalktığı için hastalar günlük yaşamlarına hızla dönebilir. Sektörel olarak ise bu yöntem, kronik nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde cerrahi korkuyu ve enfeksiyon riskini minimize eden bir standart oluşturma potansiyeline sahiptir.
.gif)




Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.