Bosphorus Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen panelde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını sona erdirmek için belirlenen hedef tarihin 2035 olduğunu duyurdu.

Enerji Bağımsızlığı ve Stratejik Hedefler

Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen 'Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi' başlıklı panelde, Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan'ın sorusu üzerine açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, bağımsızlık yolunda çok yönlü bir strateji izlendiğini belirtti. Bakan, özellikle kritik ve stratejik madenlerde kendi kendine yetebilmenin önemine vurgu yaptı.

Üretim ve Kaynak Arayışları

Türkiye'nin kendi petrol ve doğal gazını üretme hedefi doğrultusunda Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz ve Gabar'daki petrol sahalarında aktif çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Yerli üretimin yanı sıra nükleer enerji ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesinin sürecin temel parçaları olduğu aktarıldı.

Elektrikli Araçlarla Petrol Bağımlılığına Son

Ulaştırma sektöründeki elektrik kullanım oranının binde beş seviyesinde olduğunu belirten Bakan Bayraktar, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesinin kritik olduğunu söyledi. Bu kapsamda 2035 yılına kadar Türkiye'de 8 ila 10 milyon elektrikli aracın kullanımını hedeflediklerini ve bu araçların yerli üretimle desteklenmesi durumunda petroldeki dışa bağımlılığın önemli ölçüde azalacağını belirtti.

Ne anlama geliyor?

Enerji bağımlılığını azaltma süreci, bir ülkenin ihtiyaç duyduğu yakıt ve elektrik gibi kaynakları dışarıdan satın almak yerine kendi topraklarında üretmesi veya alternatif yöntemlere geçmesi anlamına gelir. Bu durum, dış kaynaklı fiyat dalgalanmalarına karşı ekonomik koruma sağlar ve stratejik kaynakların kontrolünü yerel yönetime verir.

Süreçte kullanılan yöntemlerden biri, fosil yakıtların yerini elektrikle çalışan sistemlerin almasıdır. Özellikle ulaştırma sektöründe içten yanmalı motorlardan elektrikli motorlara geçiş, ham petrol ithalatı ihtiyacını doğrudan düşürür. Bu dönüşüm, enerji verimliliğini artırarak aynı yaşam standartlarının daha az kaynak tüketimiyle sürdürülmesini sağlar.