CyCognito CEO'su Rob Gurzeev, yapay zekanın yazılım geliştirme süreçlerini hızlandırırken kurumların dijital varlık yönetiminde ciddi kör noktalar oluşturduğunu belirtti. Gurzeev'e göre, yapay zeka desteğiyle herkesin kolayca internete açık uygulamalar yayınlayabilmesi, geleneksel güvenlik süreçlerinin dışına çıkılmasına ve daha tehlikeli açıkların oluşmasına yol açıyor.
Geleneksel Taramaların Ötesinde Saldırı Yüzeyi Yönetimi
Siber güvenlik dünyasında birçok kuruluşun, dijital varlıklarının tam bir haritasına sahip olmadığını savunan Gurzeev, bilinen zafiyetleri tespit etmekten ziyade nelerin gerçekten dış dünyaya açık olduğunu anlamanın kritik olduğunu vurguladı. CyCognito platformunun, sadece şirket isminden yola çıkarak dışarıdan içeriye doğru bir haritalama yaptığını ve unutulmuş veya yönetilmeyen varlıkları tespit ederek saldırganların izleyebileceği yolları belirlediğini açıkladı.
Kurumsal Ölçekteki Dijital Varlık Karmaşası
Büyük ölçekli işletmelerin internete ortalama 100 bin uygulama, cihaz ve bulut varlığı sunduğunu belirten Gurzeev, bazı dev kuruluşlarda bu sayının 100 milyon seviyesine çıktığını ifade etti. Ayrıca dış saldırı yüzeylerinin her gün yüzde 1 ile 3 oranında değiştiğini ekleyen CEO, kurumların sadece birkaç yüz ana varlığa odaklanarak diğerlerini açık bırakmasının stratejik bir hata olduğunu dile getirdi.
Yapay Zekanın Yarattığı Yeni Güvenlik Açıkları
Yapay zeka destekli kodlama asistanlarının, teknik ekipler dışındaki çalışanların bile internete açık araçlar geliştirmesini kolaylaştırdığını belirten Rob Gurzeev, bu durumun güvenlik denetimlerini devre dışı bıraktığına dikkat çekti. Sistemsiz şekilde yayına alınan bu uygulamaların, kurumlar için kontrol edilemeyen ve yönetilemeyen yeni risk alanları oluşturduğunu kaydetti.
Ne anlama geliyor?
Yazılımların oluşturulma sürecini kolaylaştıran sistemler, teknik bilgi gereksinimini azalttığı için kurum içi kontrol mekanizmalarının dışına çıkılmasına neden olur. Bu durum, bir işletmenin dijital sınırları içerisinde nelerin çalıştığını takip etmeyi zorlaştırır ve dışarıdan gelebilecek müdahaleler için beklenmedik giriş noktaları yaratır.
Saldırı yüzeyi yönetimi, sistemlerin içeriden izlenmesi yerine dış bir gözlemci gibi analiz edilmesini sağlar. Bu yöntemle, sadece sistemdeki hatalar aranmaz, aynı zamanda bu hataların gerçek dünyada bir saldırgan tarafından nasıl kullanılabileceği test edilir. Böylece öncelik sırası, sadece kritik olan değil, gerçekten sızılabilir olan noktalara göre belirlenir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.