Yapay zeka araştırmacısı David Silver, kurduğu yeni laboratuvarın satışından elde edeceği tüm geliri hayır kurumlarına bağışlayacağını duyurdu. Eski bir Google DeepMind araştırmacısı olan Silver, Ineffable Intelligence adlı girişimiyle yapay zeka dünyasında farklı bir finansal model benimsemeyi hedefliyor.

Avrupa Tarihinin En Büyük Tohum Yatırımı

Silver'ın kurduğu Ineffable Intelligence, 5,1 milyar dolar değerleme üzerinden yatırımcılardan 1,1 milyar dolar topladı. Bu miktar, raporlara göre Avrupa tarihindeki en büyük tohum yatırım turu olarak kayıtlara geçti. Silver, bu süreçten elde edeceği kişisel kazançların tamamını hayat kurtarmak amacıyla kullanmayı planladığını WIRED'a verdiği röportajda belirtti.

Yapay Zeka Sektöründe Hayırseverlik Akımı

Sektörde benzer adımları atan diğer isimler arasında DeepMind kurucu ortağı ve Microsoft Yapay Zeka CEO'su Mustafa Suleyman ile Lovable kurucusu Anton Osika bulunuyor. Bu trend, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin halka açılmasıyla daha da büyüyebilir. Süreci resmiyete dökmek için bağlayıcı sözleşmeler sunan Founders Pledge üzerinden yürütülen bağış taahhütleri, 2023 yılındaki 400 milyon dolardan bu yıl 4 milyar dolara yükseldi.

Sektörel Eleştiriler ve Tartışmalar

Bu durum, akademik çevrelerde tartışmalara da yol açtı. Essex Üniversitesi'nden sosyolog Linsey McGoey, kapitalist uygulamaların yarattığı aşırı servet yoğunlaşması ve eşitsizlik gibi sorunların yine kapitalizmle çözülmeye çalışılmasını eleştirdi. McGoey, bu durumu evi yakan kişinin evi söndürmeye çalışmasına benzetti.

Ne anlama geliyor?

Bu gelişme, yüksek sermaye gerektiren teknolojik girişimlerin elde ettiği devasa kârların paylaşım yöntemlerindeki değişimi gösteriyor. Genellikle kâr maksimizasyonu odaklı olan girişimcilik modelleri, yerini toplumsal fayda odaklı finansal taahhütlere bırakıyor. Bu sistemde, kurucular hisselerini nakde çevirdiklerinde oluşan serveti, önceden belirlenmiş sözleşmelerle doğrudan sosyal projelerle buluşturuyor.

Kullanıcılar ve toplum açısından bu durum, teknolojik ilerlemenin yarattığı ekonomik değerin sadece bir azınlıkta toplanmaması için oluşturulmuş bir mekanizmadır. Özellikle büyük veri ve işlem gücü gerektiren sistemlerin yarattığı ekonomik büyümenin, küresel ölçekteki sağlık ve insani yardım gibi temel sorunların çözümünde finansal bir kaynak olarak kullanılması amaçlanıyor.