Mahkeme, 66 yaşındaki sanığın cezasını yaş haddi nedeniyle ertelerken, tutuklu bulunan Demirkol'un tahliyesine de karar verdi. Karar, davanın son aşamasında sanığın savunması ve Cumhuriyet savcısının mütalaası sonrasında açıklandı.
Demirkol'un savunması ve iddiaları
Duruşmada savunmasını yapan sanık Demirkol, merhum bakanı iki veya üç kez muayene ettiğini ancak sadece tansiyon problemi olduğunu bildiğini belirtti. Sanık, dönemin sağlık sistemi terminolojisi nedeniyle 'özel doktor' tabirini kullandığını, bu ifadenin kamu görevlisi olmadığını belirtmek amacıyla yapıldığını ve bir yanlış anlaşılma olduğunu öne sürdü. Demirkol, olay günü 155 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbardaki konuşmanın kendisine ait olduğunu kabul etti ancak ölümü şüpheli olarak nitelendirmediğini, sadece hükümet tabibini aramak istediğini ve ulaşamayınca polisten yönlendirme talep ettiğini ifade etti.
İfade tutarlılığı ve mahkeme kararı
Sanık, 10 yıl öncesine ait olayları hatırlamasının mümkün olmadığını savunarak, 2016 tarihli ifadesinde merhumin ağzının sağ kenarında az miktarda kanlı sıvı aktığını söylediğini hatırlattı. Ancak bu yılki ifadesinde yüzünde veya vücudunda kan görmediğini dile getiren Demirkol, olay günü midesinden gelen sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabileceğini belirtti. Olay yerinde Alihan Kuriş'i görmediğini ve suçlamaları kabul etmediğini kaydeden sanık, tahliyesini ve beraatini istedi. Cumhuriyet savcısı ise esasa ilişkin mütalaasında sanığın 'yalan tanıklık' suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluğunun devamını talep etti. Son sözü sorulan Demirkol beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, sanığı 'yalan tanıklık' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırarak, yaş haddi nedeniyle cezanın ertelenmesine ve tahliyesine karar verdi.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.