ABD Homeland Security Departmanı (DHS), göçmenlik politikalarını eleştiren kişileri "federal görevlileri tehdit etme" ve "doxing" (kimlik ifşa) iddialarıyla hedef almaya başladı. David Streever adlı bir kişi, kendisine yazılı bir uyarı bırakılmasını ve onu otelinde izlendiğini ileri sürerek mahkemeye başvurdu.

Uyarı Mektubu ve Otel İzlemesi

Streever, Finlandiya'dan döndüğü sırada, DHS ajanları evine gelip eşiyle konuşmuş ve ICE'nin Profesyonel Sorumluluk Ofisinden (OPR) bir uyarı mektubu bırakmıştır. Streever akşama kadar otelinde bulunmuş ve o sırada bir ajan kendisine ulaşmıştır. Streever, federal ajanların Minneapolis'te iki ABD vatandaşını öldürmesinin ardından, o zamanki ICE başkanı Todd Lyons'a gönderdiği bir e-postanın bu ziyaretin nedeni olduğunu belirtmiştir.

Çok Sayıda Soruşturma Açılmış

DHS'nin geçtiğimiz yıl boyunca benzer durumlarda 100'den fazla soruşturma açtığı bildirilmektedir. Her ne kadar hiçbir kriminalize işlem görülmese de, Streever'i temsil eden avukatlar bu uygulamanın Birinci Değişiklik (ifade özgürlüğü) ihlali olduğunu savunmaktadır. Steinbaugh, "Polis birini bu e-posta nedeniyle tutuklamaya gelirse herkes bunun Anayasa ihlali olduğunu anlardı" demiştir.

Ne anlama geliyor?

İfade özgürlüğü, bir demokraside temel haklar arasında yer almaktadır. Bireyler yönetimi ve politikaları eleştirmek, hatta keskin ve kırıcı sözler kullanmak konusunda geniş koruma altındadır. Ancak bu durumlarda hükümet kurumları, vatandaşları kişisel olarak hedef alıp evlerine gidip uyarı bırakmak, söz konusu özgürlüğü kısıtlamaya yönelik bir baskı stratejisi olarak değerlendirilmektedir.

Soruşturmaların çoğunun cezai işlem olmadan kalmış olması bile, potansiyel bir tehdit meydana getirmektedir. Bir kişi, yazması veya paylaşması mümkün olan bir ifadenin nedeniyle hükümet görevlileri tarafından ziyaret edileceğini bilerek yazı yazmaktan çekinebilir. Bu, halkın söz söyleme istekçiliğini etkilemekte ve kamusal tartışmaları sınırlandırmaktadır. Demokratik toplumlar böyle uygulamaları, düşünce ve ifade özgürlüğünün temellerini sarsan davranışlar olarak görmektedir.