Elektrikli otomobil yarışlarının öncü serisi Formula E, yeni teknik düzenlemelerin hayata geçeceği GEN4 dönemine dair ilk yarış takvimini paylaştı. 2026-2027 sezonunu kapsayan yeni planlamada, serinin geleneksel şehir içi pistlerinin yanıına dünya çapında ünlü profesyonel yarış pistleri ekleniyor.

GEN4 Araçlarıyla Hız Artıyor

Serinin önümüzdeki sezon başında tanıtılacak olan yeni tek koltuklu elektrikli aracı GEN4, mevcut modellere göre çok daha güçlü bir yapıya sahip. Bazı anlarda Formula 1 araçlarını dahi geride bırakan bir güce sahip olan bu yeni nesil araçlar, daha ağır olmalarına ve daha düşük yere basma kuvvetine sahip olmalarına rağmen çok daha yüksek hızlara çıkabiliyor. Artan hızlar nedeniyle, mevcut şehir merkezi pistlerinin bir kısmı artık yetersiz kalmaya başladı.

Dünyaca Ünlü Pistler Takvime Dahil Edildi

Toplamda 13 şehirde 21 yarışın düzenleneceği 12. sezon takvimine göre, Brands Hatch, COTA ve Zandvoort gibi ikonik pistler e-Prix takvimine girdi. Sezon, 18-19 Aralık tarihlerinde Suudi Arabistan'da yapılacak çift yarışla başlayacak. Ardından Ocak ayında Meksika, 7 Şubat'ta Teksas'taki Circuit of the Americas ve 20 Şubat'ta Miami International Autodrome yarışları gerçekleştirilecek. COTA'daki yarışlar, pistin Formula 1 konfigürasyonu yerine NASCAR tarafından kullanılan daha kısa versiyonunda yapılacak.

Londra'dan Kent'e Geçiş ve Sezon Finali

Londra'da kapalı ve açık alan karışımı olan ExCel Arena'nın artık yeni araçlar için küçük kalması sebebiyle, Mayıs ayının sonunda Kent'te bulunan Brands Hatch pisti kullanılacak. Takvimde ayrıca Mayıs ayında Berlin-Templehof ve Monako yarışları yer alırken, Haziran ortasında Zandvoort, Haziran sonunda Jarama ve Temmuz başında Şanghay pistlerinde mücadeleler edilecek. Sezonun kapanışı ise Temmuz ayının sonunda Japonya'da yapılacak.

Ne anlama geliyor?

Elektrikli yarış serilerinde kullanılan araçların motor gücü ve ivmelenme kapasitesi arttığında, bu hızlara uygun güvenlik önlemleri ve genişlikte pistlere ihtiyaç duyulur. Şehir merkezlerine kurulan geçici pistler, belirli bir hız sınırının üzerine çıkıldığında güvenlik riskleri oluşturabilir veya araçların performans kapasitesini tam olarak sergilemesine engel olabilir. Bu nedenle, profesyonel yarış standartlarına sahip kalıcı pistlerin tercih edilmesi, araçların teknik limitlerini zorlamasına olanak tanır.

Yarış organizasyonlarının lojistik maliyetlerini ve çevresel etkilerini azaltmak için yarışlar kıtasal kümeler halinde planlanır. Bu yöntemle araçların ve ekiplerin dünya genelindeki taşınma trafiği optimize edilerek daha sürdürülebilir bir operasyon yürütülür. Yeni araç nesliyle birlikte gelen performans artışı, yarışların sadece teknolojik bir gövde gösterisi değil, aynı zamanda yüksek hız ve dayanıklılık testi haline gelmesini sağlar.