İstanbul'un Karadeniz kıyısındaki Beykoz, Sarıyer ve Şile ilçelerinde, olumsuz hava koşulları nedeniyle denize girme yasağı getirildi. Üç ilçe kaymakamlığının ortak açıklamasına göre, 9 Eylül Çarşamba ve 10 Eylül Perşembe günleri boyunca belirlenen sahil bölgesinde yüzme faaliyetleri durduruldu. Bu karar, artan dalga boyunun ve poyraz rüzgarlarının yaratabileceği can kayıplarını önlemek amacıyla alındı.
Karadeniz kıyısında hava durumu tetikledi
Beykoz Kaymakamlığı, ilçe sınırları içindeki sahiller, plajlar ve koylarda dalga boyunun kritik seviyelere ulaştığını bildirdi. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu çerçevesinde alınan bu tedbir, çarşamba ve perşembe günlerini kapsıyor. Yetkililer, vatandaşların can güvenliği için suya girmemeleri gerektiğini vurguladı. Benzer bir değerlendirme Sarıyer Kaymakamlığı tarafından da yapılarak, son meteorolojik verilerin yüksek dalga riskine işaret ettiği açıklandı. Bu kapsamda Sarıyer'deki Kısırkaya Halk Plajı'nın girişlerine çarşamba ve perşembe günleri kapı kapatıldı.
Şile'de kontrollü alan dışı yasak
Şile Kaymakamlığı'nın açıklamasında, bu iki gün boyunca rüzgarın poyraz yönünden eseceği belirtildi. Açıklamada, Ayazma Plajı'nda liman mendireğinin etkisi dahilindeki dolgu alanından başlayarak 500 metre mesafedeki yelken plaj işletmesine kadar olan bölgede, cankurtaranların oluşturacağı kontrollü alanlar dışında denize girilmesinin yasaklandığı ifade edildi. Aynı şekilde Ağva plajında, dere kenarındaki fener mendireğinden itibaren 200 metrelik alanda da benzer kısıtlamalar yürürlüğe girdi. Şile'deki bu iki plajda, saat 18.00 itibarıyla alanların tamamen boşaltılacağı ve güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde tutulacağı kaydedildi.
Ne anlama geliyor?
Karadeniz gibi açık denizlerde dalga boyu ve rüzgar yönü, denizcilik ve kıyı güvenliği açısından hayati parametrelerdir. Poyraz rüzgarları, kıyıya dik açıyla vurarak dalgaları kıyı şeridine taşır ve bu durum, özellikle derinliğin ani değiştiği plajlarda tehlikeyi artırır. Kaymakamlıkların aldığı bu tür yasaklar, meteorolojik verilerle sahada gözlemlenen risklerin çakışması durumunda uygulanır. Kontrollü alan uygulaması, cankurtaran ekiplerinin müdahale kapasitesini sınırlı bir bölgede yoğunlaştırmayı ve kurtarma süresini kısaltmayı hedefler. Vatandaşlar için bu durum, sadece bir kısıtlama değil, aynı zamanda denizdeki akıntılar ve dalga yükleri karşısında profesyonel destek alınamayacak bölgelerde yaşanan tehlikelerin somut bir göstergesidir. Plajların belirli saatte boşaltılması ise gün ışığının azalmasıyla birlikte görünürlük ve kurtarma operasyonlarının zorlaşması nedeniyle alınan standart bir güvenlik prosedürüdür.

Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.