Kurumsal yapay zeka ekosisteminde 'ajan' (agent) olarak tanımlanan sistemlerin büyük bir kısmının aslında sadece sohbet botu arayüzlerinden ibaret olduğu ortaya çıktı. 101 şirketin katıldığı bir araştırmaya göre, işletmelerin orkestrasyon hırsları ile gerçek uygulamalar arasında ciddi bir uçurum bulunuyor.

Anthropic Claude Platform Tercihlerinde Lider

Şirketlerin yapay zeka orkestrasyonu için kullandığı platformlar incelendiğinde, Anthropic'in Claude modeli %40'lık oranla rakiplerine karşı belirgin bir üstünlük kurmuş durumda. Onu %18 ile Microsoft ve %13 ile OpenAI takip ediyor. İşletmelerin bu tercihlerini yaparken temel önceliklerinin, gelişmiş temel modellerle olan yerleşik uyum olduğu belirlendi.

Ajanlar Gerçekten Görev Yapabiliyor mu?

Araştırmanın en çarpıcı verisi ise deployed 'ajanların' niteliği üzerine. Şirketlerin %71'i, yayına aldıkları sistemlerin sadece dörtte birinin veya daha azının gerçek anlamda çok adımlı orkestrasyon süreçleri yürütebildiğini itiraf etti. Geriye kalan sistemler ise basit, tek istemli (single-prompt) sohbet botu sarmalayıcıları olarak çalışıyor. Sadece %10'luk bir kesim, ajanlarının yarısından fazlasının karmaşık iş akışlarını yönetebildiğini belirtiyor.

Maliyet Kontrolü ve Bağımlılık Korkusu

Şirketlerin %51'i, sağlayıcıya bağımlı kalmamak (vendor lock-in) adına 2026 yılına kadar hibrit bir kontrol düzlemi kullanmayı planlıyor. Yatırımlar ise öncelikle ajan iş akışı araçlarına (%34) ve güvenlik ile izin denetimlerine (%25) yoğunlaşmış durumda. Ancak maliyet yönetimi konusunda ciddi eksiklikler mevcut; işletmelerin %27'si, fatura gelmeden önce kontrolden çıkan bir ajanı durdurabilecek gerçek zamanlı bir mekanizmaya sahip değil.