Yunanistan merkezli siber güvenlik uzmanı Vangelis Stykas, Kuzey Koreli hackerların sistemlerine sızarak dünya genelinde devasa bir siber saldırı ağını ortaya çıkardı. Yaklaşık iki yıl boyunca bu grupların sistemlerinde gizlice takip yürüten Stykas, toplamda 57 ülkeden 1640 şirketin bu saldırılardan etkilendiğini tespit etti.

Saldırıların Kapsamı ve Hedefler

Siber güvenlik firması Kumio'nun CTO'sunu olan Stykas, Las Vegas'ta düzenlenen Black Hat konferansında elde ettiği bulguları paylaştı. Araştırmacıya göre, etkilenen kuruluşların yaklaşık 700 ile 800'ünde çok yıkıcı sızmalar gerçekleşti. Sızmaların boyutunun sunuculara ve Amazon Web Services (AWS) sistemlerine en üst düzey yetki olan root erişimi seviyesine ulaştığı belirtildi.

Sızılan Kurumlar ve Elde Edilen Veriler

Stykas'ın incelediği 5 terabaytlık veri arasında; Coinbase ve Uniswap Labs gibi kripto para şirketleri, Çinli telefon üreticisi Oppo, Japon teknoloji devi AEON Smart Technology ve Belçika'daki Digitaal Vlaanderen gibi kamu kurumları yer alıyor. Ayrıca Boston Çocuk Hastanesi, İtalya Yüksek Yargı Konseyi ve Suudi Arabistan merkezli Al Rajhi Bank'ın bir yan kuruluşunun da hedef alındığı açıklandı.

Kullanılan Yöntemler ve Yanlışlıklar

Güvenlik araştırmacısı, saldırganların kullandığı komuta-kontrol sunucularına erişim sağladığını, hatta hackerların kendi hazırladıkları kötü amaçlı yazılımlarla yanlışlıkla kendi sistemlerini enfekte ettiklerini gözlemlediğini belirtti. Bu durum Stykas'ın hackerların Slack ve Discord hesaplarına kadar erişebilmesine olanak tanıdı.

Ne anlama geliyor?

Siber saldırganların kurum içindeki yetkilendirme hiyerarşisinin en tepesine ulaşması, sistemdeki tüm verilerin okunabilmesi ve değiştirilebilmesi anlamına gelir. Özellikle bulut tabanlı altyapılarda elde edilen en üst düzey yetkiler, tüm dijital varlıkların kontrolünün saldırgana geçmesine yol açar. Bu durum, dijital anahtarların ve kimlik doğrulama bilgilerinin ele geçirilmesiyle mümkün olmaktadır.

Bu tür sızmalar, dışarıdan gelen doğrudan saldırılardan ziyade, kurum içinde çalışan alt yükleniciler veya bağımsız sözleşmeli personel üzerinden gerçekleştirilmektedir. Güvenlik açıklarının bireysel cihazlar üzerinden sisteme taşınması, kurumsal ağların savunmasının en zayıf halkasının insan faktörü olduğunu göstermektedir. Erişimin kısıtlanması ve yetkilerin sürekli denetlenmesi, bu tip sızıntıların etkisini azaltan temel yöntemler arasındadır.