ABD'de sosyal medya bağımlılığına yol açtıkları gerekçesiyle binlerce davayla karşı karşıya kalan Meta ve TikTok, davaları düşürmek için yaptıkları başvurularda başarısız oldu. ABD 9. Devre Temyiz Mahkemesi, şirketlerin yasal dokunulmazlık taleplerini reddederek yargılamanın önünü açtı.

1.4 Trilyon Dolarlık Tazminat Riski

Özellikle Kaliforniya Başsavcılığı ve diğer eyalet savcılarının açtığı davalarda, Meta'nın Temmuz ayındaki dosyasına göre talep edilen tazminat miktarı 1.4 trilyon doları aşabiliyor. Bölge mahkemesindeki yargılamanın 19 Ağustos'ta başlaması, jüri seçimlerinin ise 12 Ağustos'ta yapılması planlanıyor.

Dokunulmazlık Değil Savunma Hakkı

Mahkeme heyeti, şirketlerin dayandığı İletişim Uygunluk Yasası'nın 230. Maddesi'nin platformlara dava açılmasını tamamen engelleyen bir dokunulmazlık tanımadığını, bunun sadece bir savunma mekanizması olduğunu belirtti. Karar sonucunda Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey eyaletlerinin tüketici hakları ihlaline dayalı iddiaları yargı sürecine taşınmış oldu.

Binlerce Mağdur ve Geniş Kapsamlı Suçlamalar

Sadece eyaletler değil, yerel yönetimler, okul bölgeleri ve bireysel davacılar da sürece dahil. Toplamda 3 binin üzerinde davanın birleştirildiği süreçte Meta'nın Facebook ve Instagram platformlarının bağımlılığı teşvik ettiği, yaş doğrulamasını yetersiz yaptığı ve zararlı içerikleri yaydığı iddia ediliyor. Bu karar aynı zamanda benzer davaların tarafı olan Google ve Snapchat için de kritik bir emsal teşkil ediyor.

Ne anlama geliyor?

Dijital içerik sağlayıcıların, kullanıcıların paylaştığı üçüncü taraf içeriklerden dolayı sorumlu tutulup tutulmayacağı konusu, internet hukukunun temel taşlarından biridir. Bu düzenleme normalde platformların moderasyon yapabilmesini sağlar ancak sistemin kendi tasarımı nedeniyle oluşan zararlar söz konusu olduğunda durum değişmektedir.

Kullanıcıyı platformda daha fazla tutmak için geliştirilen algoritmik yöntemler, psikolojik tetikleyiciler ve kullanım alışkanlıklarını yönlendiren arayüz tasarımları artık teknik bir inceleme konusu haline gelmektedir. Davalar, yazılımsal özelliklerin doğrudan kullanıcı sağlığı üzerindeki etkilerinin kanıtlanması üzerine odaklanmaktadır.

Bu durum, uygulama geliştiricilerinin ürünlerini tasarlarken sadece fonksiyonelliğe değil, aynı zamanda uzun vadeli kullanıcı etkilerine ve güvenlik standartlarına öncelik vermelerini gerektiren bir mekanizma oluşturmaktadır. Teknik olarak, bağımlılık yaratıcı döngülerin kasten kurgulanması, tüketiciyi yanıltma kapsamında değerlendirilmektedir.