Amerika Birleşik Devletleri'nde Kaliforniya ve New York dahil olmak üzere 30 eyalet, teknoloji devi Meta'ya karşı geniş kapsamlı bir çocuk gizliliği davası başlattı. Eyaletler, platformların genç kullanıcıları bağımlı hale getirecek şekilde tasarlandığını savunurken, şirketten 1 trilyon doları aşan bir tazminat talep ediyor.

Instagram ve Facebook İçin Radikal Değişiklik Talepleri

Dava kapsamında Meta'ya ait platformlarda köklü yapısal değişiklikler yapılması isteniyor. Talepler arasında genç kullanıcılar için ebeveyn doğrulaması zorunluluğunun getirilmesi, beğeni sayılarının görünürlüğünün kaldırılması ve sonsuz kaydırma özelliğinin iptal edilmesi yer alıyor. Ayrıca tavsiye algoritmalarının yeniden düzenlenmesi talep ediliyor.

Kullanıcı Deneyimini Etkileyen Diğer Kısıtlamalar

Eyaletlerin talepleri sadece teknik altyapıyla sınırlı değil; görünümü değiştiren filtrelerin kaldırılması, videoların otomatik oynatılma özelliğinin durdurulması ve süreli içerik olan 'hikayeler' kısmının iptali de isteniyor. Ayrıca gençlerin birden fazla hesap açmasının yasaklanması gündemde bulunuyor.

New Mexico Kararı ve Şirketin Savunması

Benzer bir süreçte New Mexico'daki Yargıç Bryan Biedscheid, Meta'ya 942 milyon dolar para cezası vermişti. Bu karar ile 18 yaş altı kullanıcılar için beğeni sayıları kaldırılmış ve bildirimler belirli saatlerle sınırlandırılmıştı. Meta ise suçlamaları reddederek, gençlerin korunması adına uzun süredir kararlı bir politika izlediğini ifade ediyor.

Ne anlama geliyor?

Dijital platformlarda kullanılan bazı tasarım yöntemleri, kullanıcının uygulamada geçirdiği süreyi artırmak için kurgulanmıştır. İçeriklerin bitmediği bir akış yapısı ve anlık geri bildirim sağlayan etkileşim sayıları, dikkat süresini etkileyen ve sürekli kontrol etme isteği uyandıran mekanizmalardır. Bu tür yapıların kısıtlanması, kullanıcıların dijital ortamda geçirdiği sürenin kontrol altına alınmasını amaçlar.

Ebeveyn denetimi ve doğrulama sistemleri ise dijital kimlik yönetimi aracılığıyla yaş sınırının gerçekten uygulanmasını sağlar. Algoritmaların değiştirilmesi, kullanıcının karşısına sadece ilgi alanına girenlerin değil, daha dengeli içeriklerin çıkmasını sağlayarak içerik balonlarının önüne geçmeyi hedefler. Bu tür düzenlemeler, dijital ürün tasarım standartlarının daha sıkı denetlendiği bir döneme işaret eder.