Migros, yapay zeka teknolojisini müşteri deneyimine doğrudan yansıtmak için yeni bir adım attı. OpenAI ile işbirliğinde geliştirilen MAYA AI adlı alışveriş asistanı, ChatGPT içerisine doğrudan entegre olarak hizmet vermeye başladı. Böylece Migros, ChatGPT ekosistemi içerisine gıda perakendeciliği sektöründen ilk olarak yerleşen şirket konumuna geldi.

Sohbetten Alışverişe Doğrudan Geçiş

Kullanıcılar artık ChatGPT'nin uygulamalar bölümünde bulunan Migros seçeneğinden yararlanarak, sohbet ekranı üzerinden ürün araması yapabiliyor ve ürünleri sepete ekleyebiliyor. MAYA AI, kişinin günlük konuşma dilindeki taleplerini anlar ve bu taleplerle ilgili ürün önerilerini, pişirme tariflerini ve menü çeşitlerini sunabiliyor.

Asistan, protein ağırlıklı kahvaltı sepeti hazırlanması veya geçen haftanın siparişinin tekrarlanması gibi karmaşık istekleri anında karşılayabiliyor. Sunulan öneriler, müşterinin bütçesine ve mevcut kampanyalara uygun şekilde listelenmiş oluyor.

Geçmiş Alışveriş Verilerinden Akıllı Öneriler

Asistan, müşterilerin daha önceki alışveriş alışkanlıklarını analiz ederek, geleceğe dönük kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunuyor. Aynı zamanda raftan kalkmaya yakın ürünleri hatırlatarak, sepeti aktif tutmayı sağlıyor.

Migros One CEO'su Orçun Onat, yapay zekanın şirketin operasyonlarının her aşamasında kullanıldığını, kütüphane yönetiminden lojistik optimizasyonuna kadar pek çok alanda faydalar sağladığını belirtti. İlk verilerine göre, MAYA AI üzerinden ürün arayan kullanıcıların yüzde 60'ı önerilen ürünleri alışveriş sepetine ekliyor.

Yakın zamanda asistana sesli komut özelliği de eklenmesi planlanıyor.

Ne anlama geliyor?

Perakende sektöründe müşteri hizmetleri, uzun yıllar telefon, e-posta veya şubede yüz yüze iletişime bağlı kalmıştır. Son dönemde dil modelleri teknolojisindeki gelişmeler, bu iletişim yöntemini temelden değiştirmeye başlamıştır. Bir gıda perakendecisinin ChatGPT gibi yaygın kullanılan bir platformun içerisine entegre olması, müşteriye ulaşmak için ihtiyaç duyduğu ekstra uygulama veya platform indirmesini ortadan kaldırır. Böylece alışveriş süreci, kullanıcının zaten bulunduğu ortamda, doğal dil aracılığıyla gerçekleşir.

Geçmiş satın alma verilerinin analiz edilerek gelecek tercihler tahmin edilmesi, kişiselleştirilmiş perakendeciliğin temelini oluşturur. Bu sayede bir müşteri, kendine özel olarak hazırlanmış menü veya ürün setleri alabilir; böyle bir deneyim, geleneksel katalog taraması veya arama sekmesinden çok daha hızlı ve rahat olur. Sonuç olarak, alışveriş süresi azalırken, müşteri memnuniyeti ve tekrar satın alma oranları artabilir.

Sektörde benzer deneyimler sunmak isteyen diğer perakendecilerin de dil modellerine yatırım yapması beklenmektedir. Bu trend, alışveriş deneyimini sadece ürün kalitesi ve fiyatından ibaret olmaktan çıkararak, hizmet ve kişiselleştirme boyutuna taşımıştır.