Kaliforniya merkezli yarı iletken devi Nvidia, Mayıs ayından bu yana ilk kez tarihsel bir rekor kırdı ve piyasa değerini yaklaşık 5,7 trilyon dolara taşıyarak şirket tarihindeki ilk 6 trilyon dolarlık değerlemenin eşiğine geldi. Cuma günü yüzde 2,9 oranında artan hisseler, Temmuz sonundaki dip seviyeden bu yana neredeyse yüzde 25'lik sert bir yükseliş hareketi sergiledi. Bu toparlanma, yapay zeka ajanlarına yönelik artan talep beklentileri ve şirketin onayladığı rekor düzeydeki hisse geri alım programı ile desteklendi. Geçtiğimiz iki aylık satış dalgasında 1 trilyon doların üzerinde değer kaybeden şirket, bu yılki performansıyla üst üste dördüncü kez çift haneli getiriyi garantilemiş oldu.

Yapay Zeka Ajanları ve Rekor Geri Alım Hamlesi

Piyasadaki iyimserliğin arkasındaki iki temel faktör, yatırımcıların Meta'nın Muse gibi yapay zeka ajanlarının çip talebini artıracağı yönündeki beklentisi ve Nvidia'nın pazartesi günü duyurduğu son derece iddialı finansal hareketler olarak öne çıkıyor. Şirket, geri alım programına rekor düzeyde 150 milyar dolar ekleyerek, mali yıl 2028 sonuna kadar yetkilendirilen toplam tutarı 235 milyar dolara yükseltti. Bu rakam, Apple'ın 2024 yılında gerçekleştirdiği 110 milyar dolarlık hamleyi geride bırakarak sektörde yeni bir benchmark oluşturdu. Morgan Stanley'den analist Joseph Moore, değerlemenin oldukça cazip olduğunu vurgulayarak Nvidia'yı yarı iletken sektöründeki birinci tercihleri olarak yeniden belirledi.

Hugging Face Satın Alması ve Siber Güvenlik Platformu

Nvidia'nın stratejik hamleleri yalnızca finansal yatırımlarla sınırlı kalmadı. Şirket, yapay zeka ajanlarının olası tehlikeli davranışlarını önlemeyi amaçlayan 'Ajan Güvenlik Platformu'nu pazartesi günü resmen tanıttı. Bu sistem, Nvidia'nın kendi veri işlem birimlerinde çalışan bir gözetmen yazılımı ve yalıtılmış bir çalışma ortamından oluşuyor. Şirketin temsilcileri, bu altyapının, OpenAI'in modelleri tarafından gerçekleştirilen Hugging Face ihlalini önleyebileceğini iddia etti. Geliştirmede 100'den fazla şirketin desteği bulunuyor ve bunların arasında SAP gibi dev isimler de yer alıyor. Durumun en çarpıcı boyutu ise Nvidia'nın, ihlal edilen platformun sahibi olan Hugging Face'i 12,93 milyar dolar karşılığında satın alacağını 3 Eylül'de resmi olarak doğrulaması oldu. Şirket, satın alma sonrası platformun açık kaynaklı yapısını koruyacağını taahhüt etti. Böylece Nvidia, hem çip satışı hem de güvenlik çözümü hem de ihlal edilen platformun mülkiyeti üzerinden ekosistemin tamamına hakimiyet kurmuş oldu. Ayrıca şirketin, OpenAI, SpaceX ve Intel gibi müşterilerden 99 milyar dolarlık hisse payı tuttuğu ve bu tutarın bir yıl önceki 7 milyar dolardan bu seviyeye çıktığı açıklandı. Yorumcu Michael Burry, şirketin kendi alıcılarını finanse etmesi ve genişleme stratejisinin sınırlarını aştığı görüşünde.

Avrupa'nın Dev Rakibi ASML ile Farklılık

Avrupa'nın en değerli halka açık şirketi konumundaki Hollandalı ASML, trilyon dolar eşiğine ulaşmak için Nvidia ile aynı 300 milyar dolarlık ek sermayeye ihtiyaç duyuyor. Temmuz ayında yaklaşık 700 milyar dolar olan piyasa değeriyle trilyon doların 300 milyar dolar gerisinde kalan ASML, yalnızca EUV (Ultraviyole) makinelerini üreten tek firma olma özelliğini taşıyor ve ileri düzey Nvidia çiplerinin tamamı bu ekipmanlar üzerinden geçiyor. İki şirket arasındaki bu değerleme farkı, Nvidia için mevcut değerinin yaklaşık yüzde 5'ine karşılık gelirken, ASML için bu oran yüzde 43 seviyesinde seyrediyor. Bu durum, Avrupa'nın üretim altyapısında güçlü olmasına rağmen, piyasa değeri açısından Asya-Pasifik ve ABD merkezli teknoloji devlerinin gerisinde kaldığını somut rakamlarla ortaya koyuyor.

Ne anlama geliyor?

Teknoloji sektöründe bir şirketin piyasa değerinin bu denli yüksek seviyelere ulaşması, genellikle ilgili altyapının gelecekteki dijital ekonominin temel taşı olarak görülmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Yapay zeka ajanlarının yaygınlaşması, donanım tarafında sürekli artan bir işlem gücü ve enerji verimliliği ihtiyacını beraberinde getirir. Şirketlerin kendi karşı tarafları olan iş ortaklarına veya rakiplerine yatırım yapması, ekosistemin entegrasyonunu derinleştirse de, piyasa likiditesi ve rekabet dengesi açısından tartışmalı bir kırılganlık noktası oluşturabilir. Yatırımcı psikolojisinde, satış sonrası hızlı geri dönüşler, sektörel bir toparlanma sinyali olduğundan çok, mevcut arz-talep dengesizliğinin giderildiğine işaret edebilir. Bu tür mega değerlemeler, tüketicinin doğrudan kullandığı son ürün fiyatlarından ziyade, arka planda çalışan veri merkezlerinin işletme maliyetlerini ve teknoloji sağlayıcıların pazar gücünü şekillendiren makroekonomik göstergeler olarak değerlendirilmelidir. Güvenlik katmanlarının donanım seviyesinde entegre edilmesi, siber risk yönetiminin yazılımsal denetimlerden donanımsal kısıtlamaya doğru evrildiğini gösterir; bu da gelecekteki dijital hizmetlerin daha katı izolasyon protokolleriyle çalışacağına dair teknik bir yönelimi işaret eder.