Nvidia, veri merkezlerindeki su tüketimini ciddi oranda azaltmayı hedefleyen yeni bir sıcak su soğutma sistemini tanıttı. Şirketin sürdürülebilirlik sorumlusu Josh Parker, bu teknoloji sayesinde tesis içindeki su kullanımının neredeyse tamamen ortadan kaldırılabileceğini belirtti.
Kapalı Devre Soğutma ile Sıfır Su Tüketimi
Yeni geliştirilen sistem, soğutucu sıvıyı raflara 45 santigrat derece sıcaklıkta pompalıyor. Donanımlardan geçen sıvı 55 santigrat dereceye yükselerek ısıyı uzaklaştırıyor. Bu sıcaklık seviyesi, çoğu iklimde evaporatif soğutmaya veya fanlara gerek kalmadan pasif radyatörler aracılığıyla ısının dışarı atılmasına olanak tanıyor.
Sistem kapalı bir döngü şeklinde çalıştığı için sıvı bir kez dolduruluyor ve tesisin ömrü boyunca yeniden dolaştırılıyor. Nvidia, uygun iklim koşullarında bu yöntemin tesis içi su kullanımında yüzde 100'e varan bir azalma sağlayabileceğini ifade ediyor.
Tesis Dışındaki Su Ayak İzi Sorunu
Sistem tesis içindeki kullanımı sıfırlasa da, genel su ayak izi konusunda tartışmalar sürüyor. Elektrik üretimi ve çip imalatı gibi tesis dışı süreçler, toplam su tüketimini iki veya üç katına çıkarabiliyor. Bu durum, sunulan çözümün toplam su tüketiminin yaklaşık dörtte biri veya üçte biri kadarını karşıladığı anlamına geliyor.
Özellikle fosil yakıtlı enerji santralleri yüksek miktarda su tüketiyor. Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Kurumu verilerine göre, bu santraller günde 2,7 milyar galon su harcıyor. Doğalgaz santralleri kilowatt-saat başına 1,17 litre, kömür santralleri ise 2,2 litre su kullanıyor. Hidroelektrik barajlarda buharlaşma yoluyla kilowatt-saat başına 6,8 litre su kaybı yaşanırken, rüzgar ve güneş enerjisi sırasıyla 0,01 ve 0,03 litre ile çok daha düşük tüketim rakamlarına sahip.
Ne anlama geliyor?
Veri merkezlerinde işlemcilerin yoğun çalışma kapasitesi nedeniyle aşırı ısınma problemi yaşanır. Geleneksel yöntemlerde bu ısıyı düşürmek için sürekli taze su kullanılarak buharlaştırma yapılır, bu da bölgedeki su kaynaklarının hızla tükenmesine yol açar. Kapalı devre sistemler ise aynı sıvının sürekli döndürülmesi prensibiyle çalışır; yani dışarıdan sürekli yeni su ekleme zorunluluğunu ortadan kaldırarak yerel su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltır.
Ancak dijital altyapıların çalışması için gereken enerji, başka bir noktada su tüketimini tetikler. Termik santraller gibi enerji üretim tesisleri, türbinleri soğutmak için devasa miktarda suya ihtiyaç duyar. Dolayısıyla bir tesisin kendi duvarları içinde suyu tasarruflu kullanması, eğer kullandığı elektrik kirli kaynaklardan geliyorsa, toplam çevresel maliyeti tamamen sıfırlamaz. Bu durum, donanım verimliliği ile enerji kaynağı seçimi arasındaki doğrudan bağı ortaya koyar.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.