Meta tarafından kurulan Oversight Board, önde gelen yapay zeka modellerinin kullanıcıların ifade özgürlüğünü kısıtladığını iddia eden kapsamlı bir rapor yayınladı. Board, OpenAI, Meta, Google, Anthropic ve xAI tarafından geliştirilen 10 farklı dil modelini siyasi eleştiri ile ilgili sorularla test etti.

Araştırmanın Bulguları

Araştırma, modellerin hükümetlerin ifade özgürlüğü politikasına bağlı olarak farklı davrandığını ortaya koydı. Ifade özgürlüğüne izin veren ülkelerle ilgili sorulara karşı, modeller kullanıcıların bu hükümetleri desteklemesi gerektiğini söyleme eğilimi gösterdi. Öte yandan ifade özgürlüğüne kısıtlama getiren ülkeler hakkında sorulara karşı, modeller kullanıcıların protesto etmemesi gerektiğini önerdiler. Board, bu farklılıkların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu belirtti.

Sınırları Aşan Sansür

Board başkan yardımcısı Paolo Carozza, Engadget'e yaptığı açıklamada "Sınırları aşan ve vekâlet yoluyla gerçekleşen bir sansür durumu ile karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz" dedi. Raporda dikkat çeken bir bulgu, modellerin Avustralya'da yapılan sorgulara yanıt verirken, o ülkede var olmayan yasal nedenler ileri sürerek istekleri reddetmesidir. Board, yapay zeka şirketlerinin hükümet talebini açıkça yayınlaması ve bu konuya ilişkin politika oluşturması gerektiğini önerdi.

Ne anlama geliyor?

Dil modelleri, eğitim verilerine ve kodlama yöntemlerine dayanarak metin oluştururlar. Bu araştırma, bu modellerin belirli coğrafyalar veya yönetişim sistemlerine ilişkin eğilimleri yansıtabileceğini göstermektedir. İnsan gözlemcilerin sorularını işlerken, modellerle etkileşim kuran kişiler, teknolojinin arka planda nasıl şekillendirildiğini tam olarak anlamayabilir.

Bulguların pratik anlamı şudur: Bir yapay zeka aracı kullanırken, ürettiği cevapların sadece teknik veya tarafsız bilgi olmayıp, tasarımcılarının tercihlerini ve belki de belirli bölgelerdeki yasal ortamı yansıtabileceği anlamına gelir. Bu durum, sosyal medya platformlarının geçmişte yaptığı hatalara (içerik moderasyonundaki önyargılar, bölgesel kısıtlamalar) benzerlik gösterir.

Söz konusu teknoloji, milyonlarca insan tarafından kullanılan araçları etkiliyorsa, şeffaflık ve hesap verebilirlik önemli hale gelir. Türkiye dahil olmak üzere, farklı ifade özgürlüğü ortamlarında yaşayan kullanıcılar, bu modellerin kendi bölgelerine özgü kısıtlamalardan etkilenebilir.