Amerika Birleşik Devletleri'nin Pennsylvania eyaletinde görev yapan bir polis memuru, gözaltındaki kişilerin çıplak görüntülerini kendi telefonuyla çekmek ve bu fotoğrafları paylaşmakla suçlanıyor. Bucks County Bölge Savcılığı'na ulaşan şikayetler üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin görev sırasında vücut kamerasını kapatarak gizlice çekim yaptığı tespit edildi.

Vücut Kamerası Engellenerek Gizli Çekim Yapıldı

Olayların merkezinde yer alan Şerif Yardımcısı Ryan Gaffney'nin, 30 Ocak 2026 tarihinde ruhsal kriz geçiren bir şahsın müdahalesi sırasında iPhone 15 marka telefonunu kullandığı belirlendi. Diğer polislerin vücut kamerası kayıtları incelendiğinde, Gaffney'nin bir eliyle kendi göğsündeki kamerayı kapattığı ve bu sırada telefonunu çıkararak şahsın uygunsuz görüntülerini çektiği anlar saptandı.

Adli Bilişim Çalışmaları ve Kanıtlar

Yürütülen soruşturma kapsamında 22 Nisan'da hakimden arama kararı alan yetkililer, şüphelinin telefonunda detaylı bir inceleme yaptı. Adli bilişim uzmanları, şüphelinin silmiş olduğu veya gizlediği fotoğrafları cihazda bulmayı başardı. Elde edilen verilere göre, bir fotoğraf iki farklı kişiye, bir diğeri ise dört farklı tarihte toplam on iki farklı kişiye gönderilmiş durumda.

İnkarlar ve Hukuki Süreç

Gaffney'nin verdiği gönüllü ifadelerde telefonunu sadece eşine mesaj atmak için kullandığını belirterek suçlamaları reddettiği bildirildi. Ayrıca avukatı aracılığıyla fotoğraf kütüphanesine dair ekran görüntüleri sunarak kanıt bulunmadığını iddia etse de, cihazın metadata bilgileri fotoğrafların söz konusu telefona ait olduğunu doğruladı. Memur hakkında baskı ve engelleme suçlamalarıyla işlem başlatıldı.

Ne anlama geliyor?

Güvenlik güçlerinin kullandığı vücut kameraları, görev esnasındaki şeffaflığı sağlamak ve hem vatandaşı hem de memuru korumak amacıyla tasarlanmış kayıt sistemleridir. Bu cihazlar, müdahale anında gerçekleşen tüm etkileşimleri sabit bir açıdan kaydederek dijital bir kanıt zinciri oluşturur. Ancak bu sistemlerin fiziksel olarak kapatılması veya engellenmesi, denetim mekanizmasının devre dışı kalmasına yol açar.

Adli bilişim süreçleri ise dijital cihazlarda silinen veya gizlenen verilerin geri getirilmesini sağlar. Dosyaların oluşturulma tarihi, konumu ve cihaz kimliği gibi teknik bilgiler, bir içeriğin hangi cihazla ve ne zaman üretildiğini kesin olarak kanıtlar. Bu yöntem, kullanıcı tarafından yapılan manuel silme işlemlerinin ötesinde, sistem kayıtları üzerinden gerçek verilere ulaşılmasını mümkün kılar.