ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna, yerel toplulukların konut alanlarına yakın bölgelerde inşa edilmek istenen veri merkezi projelerini reddetme haklarını korumayı amaçlayan yeni bir karar tasarısı sundu. 'Veri Merkezi Haklar Bildirgesi' olarak adlandırılan bu girişimle, eyalet yönetimlerinin yerel kararları geçersiz kılmasına engel olunması hedefleniyor.

Yerleşim Alanlarına Mesafe Sınırı Önerisi

Sunulan tasarıya göre, topluluklar şeffaf bir süreç işleterek veri merkezi projelerini reddedebilmeli. Özellikle konutların, okulların, kreşlerin, hastanelerin ve huzurevlerinin 2.500 feet (yaklaşık 762 metre) yakınında veri merkezi kurulumlarının yasaklanması seçeneği üzerinde duruluyor.

Çevresel Riskler ve Şeffaflık Talebi

Karar tasarısı, veri merkezlerini besleyen jeneratör ve türbinlerin neden olduğu kirliliğe dikkat çekiyor. Ayrıca, yapay zeka tabanlı veri merkezlerinin 2028 yılına kadar yıllık 32 milyar galon su tüketebileceği öngörülüyor. Tasarı, yerel yönetimlerin temiz enerji kullanımı talep etme ve elektrik tarifelerindeki değişiklikleri engelleme yetkisine sahip olması gerektiğini savunuyor.

Federal Yaklaşım ve Yerel Direniş

Federal hükümetin veri merkezlerini mevcut çevre yasalarından muaf tutma ve eyaletlerin düzenleme yetkilerini kısıtlama eğiliminde olduğu belirtiliyor. New York'ta uygulanan bir yıllık moratoryum gibi eyalet düzeyindeki girişimlerin ardından gelen bu hamle, yerel halkın karar alma süreçlerine dahil edilmesini amaçlıyor.

Ne anlama geliyor?

Veri merkezleri, devasa sunucu gruplarının barındırıldığı ve yoğun enerji ile soğutma sistemlerine ihtiyaç duyan tesislerdir. Bu tesislerin çalışması için gereken yüksek miktardaki elektrik ve soğutma suyu, çevredeki doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturur. Ayrıca, kesintisiz güç sağlamak için kullanılan yedek enerji sistemleri hava kalitesini etkileyen emisyonlar yayabilir.

Yerel yönetimlerin bu tür projeler üzerinde söz sahibi olması, sanayi bölgeleri ile yaşam alanları arasındaki dengenin korunmasını sağlar. Enerji tüketiminin yoğun olduğu bu tesislerin şehir şebekelerine bindirdiği yük, bölgedeki diğer kullanıcıların maliyetlerini etkileyebilir. Temiz enerjiye geçiş zorunluluğu ise karbon ayak izini azaltmayı hedefler.