New Mexico merkezli Sceye şirketi, stratosferde konumlanacak devasa güneş enerjili uçan platformuyla internet erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Yaklaşık 60 metre uzunluğundaki bu araç, Ağustos ayı itibarıyla ABD'nin güneybatısından havalanarak Pasifik Okyanusu'nu aşacak ve Japonya kıyılarına ulaşacak.
Stratosferde 5G Testleri Başlıyor
Deniz yüzeyinden yaklaşık 18 kilometre yükseklikteki stratosfere yerleşecek olan araç, burada özel bir anten aracılığıyla Softbank'in 5G ağını destekleyecek. Gerçekleştirilecek testler kapsamında verilerin doğrudan cihazlara iletilmesi planlanıyor. Yüksek irtifa platform istasyonları (HAPS) sınıfındaki bu araç, helyumla doldurulmuş gövdesi ve üzerine yerleştirilen güneş panelleriyle enerji ihtiyacını karşılayacak.
Sürdürülebilir Enerji ve Operasyonel Kapasite
Sceye CEO'su Mikkel Vestergaard Frandsen, sistemin uzay benzeri koşulları, ancak çok daha düşük maliyet ve karmaşıklıkla sunduğunu belirtiyor. Araç, gündüz boyunca depoladığı güneş enerjisini kullanarak rüzgar nedeniyle rotadan saptığında kendini konumlandıracak elektrikli fanları 24 saat boyunca çalıştırabiliyor. Şirket, bahar aylarında gerçekleştirdiği bir test uçuşunda aracın 12 gün boyunca havada kaldığını ve Brezilya kıyılarında 88 saatten fazla sabit konumda bekleyebildiğini kanıtladı.
HAPS Teknolojisinin Geleceği ve Kullanım Alanları
Airbus yan kuruluşu Aalto gibi firmaların da geliştirdiği HAPS teknolojisi, sadece internet hizmeti sunmakla kalmayıp felaket bölgelerine erişim sağlama ve yeryüzü gözlemleme gibi amaçlar için de kullanılıyor. Sceye, bu platformların gelecekte yoğun nüfuslu bölgelerde uydu operatörlerine destek verebileceğini öngörüyor.
Ne anlama geliyor?
Yüksek irtifa platform sistemleri, yer tabanlı baz istasyonları ile uzaydaki uydular arasında orta bir katman oluşturur. Bu yöntem, sinyalin yeryüzüne ulaşması için gereken enerji miktarını azaltarak daha verimli bir veri iletimi sağlar. Özellikle yerleşik altyapının olmadığı veya hasar gördüğü bölgelerde hızlıca iletişim ağı kurulmasına olanak tanır.
Süreç, güneşten alınan enerjinin depolanması ve bu enerjinin hem iletişim donanımlarını hem de aracın konumunu koruyan itiş sistemlerini beslemesi prensibine dayanır. Kullanıcı açısından bu durum, geleneksel altyapı yatırımlarına gerek kalmadan daha geniş alanlarda yüksek hızlı veri bağlantısına erişim anlamına gelir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.