Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde geliştirilen yeni cihaz, skolyoz ve kifoz gibi omurga rahatsızlıklarını radyasyon kullanmadan yapay zeka desteğiyle saniyeler içinde teşhis edebiliyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nın 4 milyon TL ile desteklediği proje, geleneksel röntgen yöntemlerine güvenli bir alternatif sunuyor.

Spinal Mouse Sensör Teknolojisi Nasıl Çalışıyor?

Sistem, omurga üzerinde gezdirilip veri toplayan özel bir sensör cihazına dayalı. Toplanan veriler bilgisayara aktarıldıktan sonra yapay zeka algoritmaları omurganın üç boyutlu bir modelini oluşturuyor. Bu model sayesinde Cobb açısı adı verilen ve tedavi planlaması için kritik olan ölçüm, radyasyona maruz bırakmadan hassas bir şekilde hesaplanabiliyor.

Tedavi Sürecinde Yapay Zeka Desteği

Cihaz yalnızca teşhis için değil, tedavi aşamasında da kullanılıyor. Yapay zeka, omurga eğriliğini analiz ederek hangi tür korse kullanılması gerektiğine ve tedavi süresinin ne kadar olacağına dair hekim önerileri sunuyor. Prof. Dr. Erdal Kılıç tarafından yürütülen projede, mühendislik fakültesinin farklı disiplinlerden uzmanları ve öğrencileri görev alıyor. Yaklaşık iki yıl sürmesi planlanan çalışma, özellikle sık kontrol edilmesi gereken hastalarda radyasyon birikiminin engellenmesini hedefliyor.

Ne anlama geliyor?

Omurga eğriliği gibi rahatsızlıklar, geleneksel yöntemlerle teşhis edilirken hastalara tekrarlı radyasyon maruziyeti yaşatır. Bu, özellikle gelişim çağındaki çocuklar için ciddi bir sağlık riski oluşturabilir. Cihaz, fiziksel sensörlerin yer değiştirme verilerini toplayıp yapay zeka ile işleyerek aynı doğrulukta tanı koyabiliyor, bu da radyasyonsuz bir alternatif sunuyor.

Spinal Mouse gibi sistemlerin temel işleyişi, mekanik veya optik sensörlerin cilt üzerinden omurga konturunu izlemesi ve bu koordinatları yazılıma göndermesidir. Yapay zeka algoritması bu ham verileri işleyerek hastalık belirtilerini tespit eder ve tedavi planlaması yapabilir. Bu, sadece Türkiye'de değil dünya çapında sağlık sistemlerinin omurga teşhisinde radyasyon bağımlılığını azaltmaya yönelik bir eğilim temsil ediyor.

Geliştirilen teknoloji uygulandığında, hem hastaların radyasyon riskine maruziyeti azalacak hem de doktorların klinik kararlar alması daha hızlı ve sistematik hale gelecektir. Bu tür yerel teknoloji geliştirme projeleri, ülkenin sağlık teknolojilerinde bağımlılığı azaltmaya ve küresel pazarda yerli çözümler sunmaya katkı sağlıyor.