SpaceX tarafından geliştirilen Starship aracının son test uçuşu başarılı olsa da uzmanlar, aracın gövdesini koruyan ısı kalkanı teknolojisinin hızlı yeniden kullanım hedefinin önünde büyük bir engel olduğunu belirtiyor. Yaklaşık 18 bin seramik karodan oluşan mevcut sistemin, düşük maliyetli ve sık uçuşlar gerçekleştirmek için uygun olmadığı savunuluyor.
Seramik Karolar ve Bakım Zorlukları
Eski bir NASA mühendisi olan ve Crew Dragon'un ısı kalkanı malzemesi PICA'nın ortak mucidi Dan Rasky, mevcut termal koruma sisteminin tam ve hızlı yeniden kullanılabilirlik gerektiren görevler için bir çıkmaz sokak olduğunu ifade etti. Benzer bir sorun elli yıl önce Uzay Mekikleri geliştirilirken de yaşanmıştı; binlerce seramik karo kullanılmasına rağmen her uçuş sonrası yapılan denetimler, sürecin pahalı ve zaman alıcı olmasına neden olmuştu.
13. Test Uçuşu ve Tespit Edilen Hasarlar
Hindistan Okyanusu'na iniş yapan araçtan gelen görüntüler, ısı kalkanının genel olarak koruma sağladığını ancak ciddi izler taşıdığını gösteriyor. Uzmanlar, karolar arasındaki sınırlardan sızan sıcak gazların oluşturduğu beyaz çizgiler, çatlamış karolar ve kırılmış kenarlar tespit etti. Starship'in çelik yapısı 800 derece Celsius sıcaklığa kadar dayanıklılık gösterse de, mevcut hasarlar aracın tekrar uçmadan önce kapsamlı bir inceleme ve yenileme sürecinden geçmesini zorunlu kılıyor.
Hızlı Yeniden Kullanım Hedefi Tehlikede
SpaceX'in hedeflediği 'tam' yeniden kullanım, hem itici roketin hem de üst aşamanın tekrar kullanılması anlamına gelirken; 'hızlı' yeniden kullanım ise bu sürecin aylar yerine günler veya haftalar içinde tamamlanmasıdır. Mevcut ısı kalkanı teknolojisinin gerektirdiği manuel kontrol ve onarım süreçleri, bu hız ve maliyet hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırıyor.
Ne anlama geliyor?
Uzay araçları atmosferden geçerken sürtünme nedeniyle çok yüksek sıcaklıklara maruz kalır. Bu durum, aracın gövdesinin erimesini önlemek için dış yüzeye özel koruyucu katmanlar eklenmesini gerektirir. Bu koruma sistemleri ısıyı emerek veya yansıtarak yapısal bütünlüğü korur.
Söz konusu sistemin modüler parçalardan oluşması, her bir parçanın tek tek kontrol edilmesini gerektirir. Eğer koruyucu katman uçuş sırasında zarar görürse, yeni bir göreve hazırlanmadan önce hasarlı bölgelerin tespit edilip değiştirilmesi zorunluluktur. Bu durum, operasyonel hızı düşürür ve bakım maliyetlerini yükseltir.
Teknik olarak çözüm, bakım gerektirmeyen veya otomatik olarak kendini yenileyebilen malzemelerin geliştirilmesidir. Bu sayede araçlar, inişten kısa süre sonra hiçbir manuel müdahaleye gerek kalmadan yeniden fırlatılabilir hale gelir ve fırlatma sıklığı artarken birim maliyetler düşer.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.