Texas A&M Üniversitesi'nden Matthew Powell Palm ve ekibi, organ nakli süreçlerinde devrim yaratabilecek bir yöntem geliştirdi. Araştırmacılar, basınç kontrollü özel kaplar kullanarak böbrekleri donma noktası altına kadar soğutmayı ve bu şekilde günlerce muhafaza etmeyi başardı.
Buzlanma Sorunu Aşılmış Durumda
Geleneksel yöntemde organlar yaklaşık 4 santigrat derece sıcaklıkta buzlarda saklanıyor. Ancak bu süre oldukça kısıtlı olduğu için birçok organ alıcıya ulaşmadan kullanılamaz hale geliyor. Geliştirilen yeni cihaz, organların -4 santigrat dereceye kadar soğumasına izin verirken, dokulara zarar veren buz kristallerinin oluşumunu engelliyor.
Kritik Organ Eksikliğine Çözüm Umudu
Domuzlar üzerinde yapılan testlerde, süper soğutulmuş böbreklerin günlerce saklandığı ve yeniden ısıtıldıktan sonra başarıyla nakledildiği gözlemlendi. Bu yöntemle saklanan organların, klasik buz yöntemine göre daha iyi performans gösterdiği tespit edildi. Yalnızca ABD'de 104 binden fazla kişinin böbrek nakli beklediği ve her gün yaklaşık 17 kişinin bu süreçte hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Basınç Kontrollü Yeni Saklama Cihazı
Sistem, sızdırmaz bir hazne ve şeffaf bir kapaktan oluşuyor. Cihazın tabanında yer alan mekanizma, sıcaklığı sürekli izleyerek buz oluşumunu denetliyor. Kimyasal koruyuculara ihtiyaç duymadan, sadece sabit basınç ve düşük sıcaklık prensibiyle çalışan bu düzenek, bağışlanan organların daha geniş bir coğrafyaya ulaştırılmasını ve saklama sürelerinin uzatılmasını amaçlıyor.
Ne anlama geliyor?
Organ saklama süreçlerinde temel zorluk, düşük sıcaklıkların metabolizmayı yavaşlatması ancak donma noktasının altına inildiğinde hücre içinde oluşan kristallerin dokuları parçalamasıdır. Bu yeni yöntem, sıvının fiziksel durumunu basınç yardımıyla kontrol ederek maddenin sıvı kalmasını sağlıyor. Böylece dokular zarar görmeden metabolik faaliyetler neredeyse tamamen durdurulabiliyor.
Bu gelişme, nakil bekleyen hastalar için kritik olan zaman kısıtlamasını ortadan kaldırabilir. Organlar daha uzun süre sağlıklı tutulabildiğinde, uygun alıcının bulunması için gereken süre artıyor ve lojistik engeller azalıyor. Bu durum, özellikle uzak mesafeler arasındaki organ transferlerinde yaşanan doku bozulması problemini ortadan kaldırarak başarı oranlarını artırabilir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.