Füzyon enerjisi üzerine çalışan girişim Thea Energy, yüksek sıcaklık süper iletken mıknatısların üretimi için Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı'na bağlı ARPA-E'den 20 milyon dolarlık federal bir hibe aldı. Şirket, bu kaynağı modüler yapıda geliştirdiği mıknatısların üretim süreçlerini hızlandırmak için kullanacak.

Maliyetleri Düşüren Modüler Mıknatıslar

Thea Energy, plazmayı hapsetmek ve sıkıştırmak için kullanılan manyetik hapsedilme reaktörleri üzerinde çalışıyor. Şirketin kullandığı stellarator tasarımı, plazmayı daha etkili yönetmek için bükülmüş ve sıkıştırılmış iç lastik benzeri bir yapıya sahip. Geleneksel stellarator tasarımlarında mıknatısların bu karmaşık şekillere göre üretilmesi yüksek maliyetlere yol açarken, Thea Energy bu maliyetleri düşürmek için daha az varyasyon kullanıyor.

Sistemi destekleyen 12 büyük mıknatıs sadece dört farklı şablondan üretiliyor. Plazmanın hassas ayarlarını yapan 300'den fazla küçük mıknatıs ise tamamen özdeş olarak tasarlanmış durumda. Şirket, bu küçük mıknatısların yazılım aracılığıyla kontrol edilmesinin üretim toleranslarını daha esnek hale getirdiğini ve genel maliyetleri aşağı çektiğini belirtiyor.

Yatırımlar ve Ticari Hedefler

Şirket, 2024 yılında aldığı 20 milyon dolarlık Seri A yatırımının ardından Mayıs ayında 100 milyon dolar daha yatırım toplayarak sektörün en yüksek fonlanan girişimleri arasında yer aldı. Thea Energy, bu teknik geliştirmelerin sonucunda 2040'lı yılların ortalarında ticari ölçekte bir füzyon enerji santrali inşa etmeyi planlıyor.

Ne anlama geliyor?

Enerji üretimi için kullanılan bu yöntem, atom çekirdeklerinin birleştirilmesiyle ortaya çıkan devasa ısıyı elektrik enerjisine dönüştürmeyi amaçlar. Sürecin gerçekleşmesi için maddenin plazma denilen aşırı sıcak bir hale gelmesi gerekir. Ancak bu sıcaklıktaki madde hiçbir fiziksel kapla tutulamadığı için, güçlü manyetik alanlar kullanılarak plazma boşlukta asılı tutulur ve merkezde sıkıştırılır.

Süper iletken malzemeler, elektrik akımını neredeyse hiç direnç göstermeden ilettiği için çok daha güçlü manyetik alanlar oluşturulmasına imkan tanır. Modüler üretim yaklaşımı ise her bir parçayı özel olarak tasarlamak yerine standart parçaların bir araya getirilmesiyle sistemi kurmayı sağlar. Bu durum, karmaşık geometrik yapıların daha hızlı ve ucuz bir şekilde kurulmasına yardımcı olur.