Sanatçı ve araştırmacı Trevor Paglen, yeni kitabı 'How to See Like a Machine: Images After AI' ile yapay zeka tarafından üretilen görsellerin insan algısı ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerini masaya yatırıyor. Paglen, interneti dolduran yapay zeka içeriklerinin, insan deneyiminin yerini alan yabancı ve bilinçsiz algoritmalar olduğunu savunuyor.

Yapay Zeka Görüntüleri ve İnsan Algısı

Paglen'e göre geleneksel sanat ve fotoğrafçılık, sanatçı ile izleyici arasında kurulan öznel bir bağdır. Ancak yapay zeka tarafından oluşturulan medyalar, hisseden bir insan zihninin ürünü değil, eğitim verilerinin bir yansımasıdır. Bu durumun, görsellerin doğasında yer alan öznel paylaşım niteliğini ortadan kaldırdığını belirtiyor.

Veri Setlerindeki Yanlılıklar ve Psikolojik Profilleme

Yapay zeka görsellerinin, eğitim aşamasında kullanılan veri setlerindeki insan ön yargılarını ve olumsuz kalıpları bünyesinde taşıdığını vurgulayan Paglen, bu durumun siyasi ve psikolojik sonuçlarına dikkat çekiyor. Ayrıca, sohbet botlarıyla kurulan etkileşimlerin veya yapay zeka reklamlarına tıklamanın, algoritmaların kullanıcılar hakkında detaylı psikolojik profiller oluşturmasına hizmet ettiğini ifade ediyor.

Ne anlama geliyor?

Dijital ortamda üretilen içerikler, artık sadece görsel birer veri değil, kullanıcının davranışlarını analiz eden mekanizmalardır. Sistemler, sunulan içeriklere verilen tepkileri izleyerek kişisel tercihleri ve zihinsel eğilimleri belirleyen veri yapıları oluşturur. Bu süreçte, görüntü oluşturma araçları gerçek dünyadaki nesneleri değil, mevcut veri yığınının istatistiksel olasılıklarını yeniden üretir.

Bu teknoloji, görsel üretim sürecini insan zihninin yorumlamasından çıkarıp matematiksel hesaplamalara indirger. Sonuç olarak, kullanıcılar bir görüntüyle etkileşime girdiğinde aslında karşılıklı bir iletişim kurmazlar; bunun yerine, kendilerini analiz eden ve dikkatlerini yönetmeyi amaçlayan bir yazılımla etkileşime girmiş olurlar.