New York, Virginia, Connecticut, New Jersey ve Philadelphia'ya karşı başlatılan davalar, ICE ajanlarının yüzünü göstermek zorunda kalmaları durumunda tehlikede olacakları iddiasına dayanıyor.
Federal Hükümetin İddiası ve Gerçeklik Arasındaki Fark
Federal avukatlar, insanların ICE görevlilerinin fotoğraflarını alıp yüz tanıma yazılımı ve doxxing sitelerinde arama yapacağından endişeli olduklarını belirtti. Özellikle ICESpy adlı bir sanat projesinden bahsedilerek, bu aracın görevlileri tanımlamak için kullanılabileceği öne sürüldü.
Ancak ICESpy'ın yaratıcısı sanatçı Kyle McDonald, federal hükümetin iddialarının gerçeklikle uyuşmadığını açıkladı. McDonald'a göre, ICESpy veritabanı yaklaşık dokuz yıl önce LinkedIn'de kendilerini ICE çalışanı olarak tanımlayan 700'den biraz fazla kişinin bilgilerine dayanıyor. Bu listede yer alan kişilerin çoğunlukla idari, hukuki ve yönetici pozisyonlarında çalışıyor. Sınır dışı etme görevlisi unvanına sahip sadece 39 kişi bulunuyordu.
ICE'nin Ocak ayında görevli ve memur sayısını birkaç ay içinde 10 binden 22 bine çıkardığını açıklaması, veritabanını tamamen yetersiz kılıyor. Ek olarak yapılan aktivite analizi, ICESpy web sitesine bir haftalık sürede sadece 84 sayfa görüntülemesi olduğunu, yüz eşleştirme denemesinin ise sadece iki kez yapıldığını ve sonuçların eşleşme için yetersiz olduğunu gösterdi.
ICE List ve Hesap Verebilirlik Tartışması
Federal avukatlar ayrıca ICE List adlı başka bir siteyi de göçmen kaçakçılığı görevlilerinin kimliklerinin açıklanması amacıyla kullanılan bir platform olarak suçladı. ICE List kendisini hesap verebilirlik girişimi olarak tanımlıyor ve sınır dışı etme faaliyetlerine karışan kişilerin isimleri, görev unvanları, çalıştıkları bölge ve faaliyetler sırasında karışkanlık olduğu olaylar hakkında bilgi içeriyor.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.