Ulaşım ve teslimat devi Uber, beş yılı aşkın süre önce bünyesinden ayrılan otonom teslimat robotları şirketi Serve Robotics üzerindeki tüm paylarını elden çıkardı. Bloomberg tarafından rapor edilen düzenleyici dosyalara göre gerçekleşen bu satış, iki şirket arasındaki bağların tamamen koptuğunu gösteriyor.

Sürpriz Satış ve Stratejik Ayrışma

Uber'in hisseleri azaltma süreci 2025 yılında başlamış olsa da, tüm payların satılması Serve Robotics tarafında şaşkınlıkla karşılandı. Bilgi sahibi kaynaklar, Serve Robotics yönetimin bu gelişmeyi ancak resmi açıklama yapıldıktan sonra öğrendiğini belirtiyor. İki şirket arasındaki iş birliği, 2020 yılında Uber'in 2,65 milyar dolar karşılığında satın aldığı Postmates'in robotik birimi Postmates X'in bağımsız bir şirkete dönüşmesiyle şekillenmişti.

İş Birliğinden Görüş Ayrılıklarına

2022 yılında stratejik ortaklık kuran ve Mayıs 2023'te Amerika Birleşik Devletleri'ndeki çeşitli pazarlarda 2.000 adet kaldırım robotunu Uber uygulamasına entegre etme kararı alan iki firma, zamanla farklı operasyonel modellere yöneldi. Serve Robotics CEO'su Ali Kashani, filo koordinasyonu ve restoran entegrasyonu gibi konularda şirketlerin farklı görüşlere sahip olduğunu açıkladı.

Hizmet Hacmindeki Düşüş ve Yeni Ortaklıklar

Uber platformu üzerinden yapılan teslimat hacmi, 2022'nin ilk çeyreğinden bu yılın ilk çeyreğine kadar 17 çeyrek boyunca artış göstermişken, ikinci çeyrekte ilk kez düşüş yaşandı. Ali Kashani, bu durumun robotların beklenenden daha az kullanılmasıyla ilgili olduğunu ifade etti. Serve Robotics, başka bir yemek teslimatı ortağıyla olan hacmini tek bir çeyrekte yaklaşık yüzde 50 artırırken, Uber ile olan ortaklık sözleşmesinin 2027 başında sona ermesiyle birlikte yenilenmeyeceğini belirtti.

Ne anlama geliyor?

Otonom teslimat teknolojileri, son kilometre teslimat süreçlerini insan gücüne ihtiyaç duymadan gerçekleştiren mekanik araçlar üzerinden çalışır. Bu araçlar, dijital haritalar ve sensörler yardımıyla şehir içi kaldırımlarda hareket ederek siparişlerin kullanıcıya ulaştırılmasını sağlar. Bu sistemler, özellikle yoğun şehir trafiğinde küçük paketlerin ve yemek siparişlerinin hızlıca dağıtımı için tasarlanmış bir çözüm sunar.

Sektördeki bu tür ayrılıklar, teknoloji geliştirici firmalar ile hizmet platformları arasındaki entegrasyon modellerinin farklılaşmasından kaynaklanır. Filo yönetimi ve işletme modelleri üzerindeki uyuşmazlıklar, donanım üreticilerinin platform bağımsız hale gelerek farklı servis sağlayıcılarla çalışmasını beraberinde getirir. Bu durum, son kullanıcı için teslimat seçeneklerinin çeşitlenmesi ve robotik kurye hizmetlerinin daha geniş bir ağda yaygınlaşması anlamına gelir.