Ottawa Üniversitesi araştırmacıları, giyilebilir cihazlardan okunan fizyolojik sinyallere dayanarak kullanıcının duygusal durumunu gerçek zamanlı olarak tespit eden ve kullanıcı yardım istemeden önce destek sunan bir yapay zeka asistanı geliştirdi. 24 kişiyle yapılan çalışmada sistem, standart dil modelleriyle karşılaştırıldığında empati ve kişiselleştirme açısından başarılı sonuçlar gösterdi.

Fizyolojik Verilerden Duygusal Duruma Ulaşmak

UbiMyTherapist, akıllı saatler, akıllı telefonlar ve kablosuz kulaklıklar gibi insanların zaten kullandığı cihazlardan kalp hızı değişkenliği, ses tonu değişimleri ve yazılı metinler aracılığıyla fizyolojik sinyalleri okur. Sistem bu verilerden yola çıkarak, kişinin tıbbi ve psikolojik geçmişini canlı duygusal verilerle birleştiren "dijital ikiz" adı verilen bir profil oluşturur. Bu sayede asistan, genel bir yapay zeka sohbet botunun sunacağı evrensel yanıtlar yerine, her bireyin özel ihtiyaçlarına uyarlanmış desteği sunabilir.

Reaktif ve Proaktif Çalışma Modları

Asistan iki farklı modda işleyebiliyor. Reaktif modda, kullanıcı yardım istemesi durumunda yanıt verir. Proaktif modda ise, cihazlardan gelen canlı sinyalleri izleyerek duygusal sıkıntıyı tespit eder ve kullanıcı iletişime geçmeden önce müdahale eder. Araştırma ekibi, lisanslı terapistlerin katılımıyla çalışmanın terapötik açıdan sağlamlığını değerlendirdi ve sistemin standart büyük dil modellerine göre daha yüksek empati ve kişiselleştirme skoru aldığını belirtti.

İnsani Terapinin Yerine Değil, Tamamlayıcısı Olarak

Araştırmacılar, UbiMyTherapist'i insan terapisinin yerine geçecek bir araç olarak değerlendirmiyorlar. Sistem, özellikle maliyet, sosyal damga veya sınırlı erişim gibi engellerle karşılaşan kişiler için klinik dışında ruh sağlığı desteğini genişletmek amacıyla tasarlandı. Ekip, prototipini akıllı saat sinyallerine gerçek zamanlı yanıt verecek şekilde geliştirmek ve lisanslı terapistlerle işbirliği yaparak klinik doğruluğu sağlamak planlanıyor.

Ne anlama geliyor?

Bu teknoloji, geleneksel ruh sağlığı yardımının nasıl sunulabileceğini temelden değiştirme potansiyeline sahip. Mevcut sohbet botları ve çevrimiçi danışmanlık araçları, kullanıcının kendisinin ihtiyaç duyduğunu fark etmesi ve yardım araması gerektiğini varsayıyor. Ancak depresyon, anksiyete veya stres altında olan insanlar, genellikle başka birine ulaşmak için motivasyona veya enerji kaynağına sahip olmayabilir. Giyilebilir cihazlar aracılığıyla bu tür durumları önceden tespit etmek ve proaktif destek sunmak, sağlık hizmetine erişimi kısıtlı olan ya da ruh sağlığı yardımına gitmekten çekinen insanlar için bir kapı açabilir. Söz konusu sistem, kişinin tıbbi ve psikolojik profili ile canlı verileri birleştirerek, genel, hepsi için aynı yanıtlar sunmayan daha etkili bir destek sağlayabilir. Bu yaklaşım, özellikle erişim sorunları ve terapist kıtlığının yaygın olduğu alanlarda, hastaların daha hızlı ve daha erişilebilir şekilde yardım almalarını mümkün hale getiriyor.