Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın Samara bölgesinde bulunan ve Roscosmos'a bağlı stratejik bir tesis olan Progress Roket Uzay Merkezi'nin seyir füzeleriyle hedef alındığını doğruladı. Ukrayna sınırından yaklaşık 900 kilometre uzaklıkta yer alan tesisin elektronik üretim birimlerinin saldırıdan etkilendiği belirtildi.

Saldırıda Flamingo Füzeleri Kullanıldı

Saldırının, Ukrayna merkezli savunma grubu Fire Point tarafından geliştirilen ve binlerce kilometrelik menzile sahip FP-5 Flamingo füzeleriyle gerçekleştirildiği açıklandı. Bu füzeler daha önce enerji altyapıları ve askeri üretim tesisleri gibi stratejik hedeflere karşı da kullanılmıştı.

Soyuz Roketlerinin Üretim Merkezi Hedefte

Progress merkezi, Rusya'nın temel taşıyıcı araçları olan Soyuz-2 ve yeni nesil Soyuz-5 roketlerinin montajının yapıldığı yer olarak biliniyor. Ayrıca burada askeri uyduların üretimi de gerçekleştiriliyor. Soyuz-2 roketleri, yaklaşık 8 metrik ton taşıma kapasitesiyle hem sivil amaçlı Uluslararası Uzay İstasyonu görevlerinde hem de askeri operasyonlarda kullanılıyor.

Sektörel Kapasite ve Üretim Baskısı

2020 yılından bu yana yapılan 120'den fazla Rus roketi fırlatılışının yüzde 85'inden fazlasının Soyuz-2 ailesine ait olduğu bilgisi paylaşılıyor. Russian Space Web tarafından aktarılan verilere göre, 2027 ile 2030 yılları arasındaki Soyuz roket talebinin, üretim kapasitesini yüzde 30 ila 50 oranında aştığı belirtiliyor. Tesis içerisindeki aviyonik sistemlerin bulunduğu temiz odaların zarar gördüğüne dair raporlar mevcut.

Ne anlama geliyor?

Söz konusu saldırı, uyduların ve uzay araçlarının yönlendirme, navigasyon ve iletişim sistemlerini sağlayan elektronik bileşenlerin üretimini hedefliyor. Bu tür yüksek hassasiyetli donanımlar, fırlatma araçlarının yörüngeye doğru şekilde yerleşmesi için kritik öneme sahip olan karmaşık devreler ve işlemciler içerir.

Üretim tesislerindeki aksamalar, mevcut talep ve üretim dengesini bozarak fırlatma takvimlerinde gecikmelere yol açabilir. Özellikle eskiyen taşıyıcı sistemlerin yerini alan güncel modellerin üretim hızı, toplam uzay programının sürekliliği için belirleyicidir. Bu durum, hem kamu hizmeti veren uydu ağlarının yenilenmesini hem de stratejik gözlem kapasitelerinin korunmasını zorlaştırabilir.