Meksika'nın en büyük üniversitesi olan UNAM, ilk kez tamamen uzaktan gerçekleştirdiği giriş sınavında yaşanan şüpheli durumlar nedeniyle yaklaşık 58 bin adayı yeniden sınava tabi tutma kararı aldı. Mayıs sonu ve Haziran başı arasında 160 bin adayın katıldığı sınavda, yüksek puan alanların sayısındaki olağan dışı artış kopuşa neden oldu.

Puanlarda Olağanüstü Artış ve Kopya Şüphesi

Sınav sonuçlarının analiz edilmesiyle birlikte, 120 soruluk testte 100 ve üzeri puan alanların oranı 2021-2025 yılları arasındaki yüzde 3,5 seviyesinden bu yıl yüzde 16,3'e yükseldi. Daha da dikkat çekici olan ise 110 ve üzeri puan alanların oranının yüzde 0,9'dan yüzde 5,5'e çıkması oldu. Bu durum, üniversite yönetimini yaygın kopya iddialarını araştırmaya itti.

Uzaktan Denetim Sistemleri Yetersiz mi Kaldı?

Sınav sırasında adayların başka sitelere erişimini engelleyen Respondus LockDown Browser ve web kameralarını yapay zeka ile izleyen Territorium yazılımları kullanılmıştı. Ancak New York Times tarafından aktarılan bilgilere göre; bazı öğrencilerin ekranlarını kamera açısının dışına yerleştirerek ChatGPT gibi yapay zeka modellerinden faydalandığı, saçlarının altına kulaklık gizlediği veya kamera dışında başka kişilere sınavı çözdürdüğü iddia edildi.

Kontrol Sınavı ve Akademik Takvim

Kurulan uzman komisyonun tavsiyesiyle, hem kontenjan kazananlar hem de minimum başarı puanı sağlayanlar için yüz yüze bir kontrol sınavı yapılacak. Üniversite rektörü, dürüst adaylardan özür dileyerek bu adımın erişimde adaleti sağlamak için gerekli olduğunu belirtti. 10 Ağustos'ta başlaması planlanan dersler öncesinde sürecin hızla tamamlanması bekleniyor.

Ne anlama geliyor?

Uzaktan eğitim ve ölçme sistemlerinde kullanılan denetim yazılımları, kullanıcının bilgisayar üzerindeki hareketlerini kısıtlayarak ve görsel verileri analiz ederek kopya girişimlerini engellemeyi hedefler. Bu sistemler, ekran görüntüsünün sabitlenmesi, diğer pencerelerin kapatılması ve yüz tanıma gibi tekniklerle çalışır.

Ancak fiziksel bir gözetmen olmadan yapılan sınavlarda, dijital kısıtlamalar donanımsal boşluklarla aşılabilir. Kameranın görmediği alanlara yerleştirilen ek cihazlar veya gizli iletişim araçları, yazılımsal engelleri etkisiz hale getirir. Bu durum, dijital denetimin tek başına yeterli olmadığını ve fiziksel kontrolle desteklenmesi gerektiğini gösterir.

Kullanıcılar açısından bu gelişme, dijital güvenlik önlemlerine rağmen sınav güvenliğinin sağlanamadığı durumlarda, tüm sürecin iptal edilerek geleneksel yöntemlere dönülebileceğini kanıtlamaktadır. Bu tür uygulamalar, eğitim kurumlarının dijital dönüşüm sürecinde karşılaştığı doğrulama sorunlarını ortaya koymaktadır.