İngiltere'deki Imperial College ve Fransa'daki Emlyon Business School tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Silikon Vadisi merkezli risk sermayesi (VC) destekli girişimlerde dolandırıcılık vakalarının yaygınlığını ve yatırımcıların bu süreçteki rolünü ortaya koydu. Haziran ayında yayınlanan çalışma, 2000 ile 2023 yılları arasında SEC ve DOJ tarafından yürütülen hukuksal süreçleri inceledi.
Raporda dikkat çeken detaylar arasındale, girişimcilerin yatırımcı beklentileri ile gerçek performans arasındaki uçurumu kapatmak için başvurduğu yöntemler yer alıyor. Araştırmacı Tim Weiss, dolandırıcılığın girişim dünyasında kabul edilenden çok daha yaygın ve normalleşmiş olduğunu belirtiyor.
Yalanın Üç Aşaması: Yüzeyden Derinliğe
Araştırmada, kurucuların dürüstlükten uzaklaşma süreci üç aşamalı bir yapı olarak tanımlanıyor. İlk aşama olan yüzeysel maskeleme, şirketin başarısı hakkında gerçek dışı iddialarda bulunmayı kapsıyor. İkinci aşama olan pekiştirilmiş maskelemede, yalanları desteklemek için sahte sözleşmeler, faturalar ve gelir tabloları oluşturuluyor.
Son aşama olan derin maskelemede ise teknolojik kapasite hakkında yalan söyleniyor ve sahte demolarla paralel gerçeklikler yaratılıyor. Raporda, bir mobil test uygulamasının sahte belgelerle unicorn değerlemesine ulaştığı örneği veriliyor.
Yatırımcıların ve Yönetim Kurullarının Etkisi
Toronto Üniversitesi'nin benzer bir raporu, risk sermayesi desteği alan şirketlerin, almayanlara oranla dolandırıcılık suçlamalarıyla karşılaşma ihtimalinin daha yüksek olduğunu saptadı. Özellikle denetimin zayıf olduğu aşırı ısınmış piyasalarda kurulan girişimlerin dolandırıcılığa yönelme olasılığının %19 daha fazla olduğu belirtiliyor.
Yatırımcıların, yüksek büyüme beklentileriyle kurucuları bu yola ittiği ve geçmişte dolandırıcılıkla suçlanmış kişilere yeniden yatırım yaparak bu durumu normalleştirdiği vurgulanıyor. Ayrıca, yönetim kurulunun tamamen kurucuların kontrolünde olduğu girişimlerin, yatırımcı kontrolündeki şirketlere göre iki kat daha fazla dolandırıcılık yapma eğiliminde olduğu tespit edildi.
Ne anlama geliyor?
Sermaye piyasalarında yüksek büyüme baskısı, şirket yönetimlerini gerçek veriler yerine kurgusal başarı hikayeleri yaratmaya itebiliyor. Bu durum, özellikle denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı hızlı büyüme dönemlerinde ortaya çıkıyor. Yatırım süreçlerinde yapılan ön incelemelerin yüzeysel kalması, sahte belgelerin ve yanıltıcı sunumların gerçekmiş gibi kabul edilmesine yol açıyor.
Yönetim yapısındaki güç dengesizliği, kontrol mekanizmalarının çalışmamasına neden oluyor. Kurucuların karar alma süreçlerini tamamen domine ettiği yapılarda, şeffaflık azalırken risk artıyor. Hataların veya başarısızlıkların sorgulanmadığı bir kurum kültürü, etik dışı davranışların cezalandırılmamasıyla sonuçlanıyor.
Bu durum, teknoloji ekosistemindeki finansman modellerinin sadece büyüme odaklı değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve doğrulama odaklı olması gerektiğini gösteriyor. Kullanıcılar ve paydaşlar için bu süreç, sunulan teknolojik vaatlerin gerçek kapasiteyle örtüşmemesi riskini beraberinde getiriyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.