İşe alım süreçlerinde yapay zeka ve otomatik video mülakatların yaygınlaşmasıyla birlikte, adayların gece geç saatlerde mülakata girme eğilimi arttı. WIRED tarafından yayınlanan habere göre, adaylar artık insan etkileşimi yerine önceden belirlenmiş soruları kamera karşısında yanıtladıkları sistemlerle karşı karşıya kalıyor.

Gece Yarısı Mülakatları Yükselişte

Ses tabanlı yapay zeka işe alım yazılımı geliştiren Ribbon verilerine göre, gerçekleştirilen yapay zeka mülakatlarının yüzde 24'ü yerel saatle 22:00 ile 02:00 arasında yapılıyor. Bu oran imalat sektörü müşterilerinde yüzde 35'e kadar yükseliyor. Benzer şekilde, Greenhouse platformu da sesli asistanları aracılığıyla yapılan mülakatların yüzde 15 ile 20'sinin gece saatlerinde planlandığını belirtiyor.

Süreç Nasıl İşliyor ve Tepkiler Ne Yönde?

Otomatik sistemlerde adaylar ekrana gelen soruyu gördükten sonra yaklaşık 30 saniye düşünme süresine sahip oluyor ve ardından yanıtlarını kaydetmek için iki dakikalık bir süre tanınıyor. Bu yöntem; çocuk bakımı nedeniyle vakti kısıtlı olan ebeveynler veya gürültülü fabrika ortamlarında çalışanlar için yeni bir seçenek sunsa da adaylar arasında ciddi bir şüpheyle karşılanıyor.

Greenhouse tarafından Mayıs ayında yapılan bir ankete göre, ABD'li adayların yüzde 38'i yapay zeka mülakatı zorunluluğu nedeniyle iş başvuru sürecinden çekildiğini ifade etti. Adayların temel endişeleri arasında, görüntülerin nasıl kullanıldığına dair şeffaflık eksikliği ve sistemin belirli anahtar kelimelerin eksikliğine dayanarak otomatik ret kararı verme ihtimali yer alıyor.

Ne anlama geliyor?

İşe alım süreçlerinde kullanılan bu sistemler, belirli kriterlere dayalı bir değerlendirme çizelgesi üzerinden çalışır. Yazılım, adayın verdiği yanıtları ve konuşma biçimini analiz ederek önceden belirlenmiş teknik beceriler veya davranışsal özellikler üzerinden bir puanlama yapar. Bu puanlar ve kayıtlar daha sonra insan kaynakları uzmanlarına iletilir.

Bu teknolojik değişim, özellikle mevcut iş saatleri veya ailevi sorumluluklar nedeniyle standart mesai saatlerinde mülakat yapamayan kişiler için erişilebilirliği artırır. Ancak insan etkileşiminin kalkması, değerlendirme sürecinin tamamen algoritmik verilere dayanması riskini beraberinde getirir. Kullanıcılar için bu durum, kişisel yeteneklerin insan tarafından fark edilmesi yerine, yazılımın aradığı belirli kalıplara uyum sağlama zorunluluğu şeklinde yansır.