Yazıcıoğlu helikopter kazası soruşturmasında tutuklanan emekli albay Armağan, 25 Mart 2009'daki olay günü Malatya'dan kalkan F-4 savaş uçakları hakkında soruşturmacılara verdiği ifadelerde, helikopterin düştüğü sırada Sivas üzerinde önleme görevinde bulunduğunu savundu. Armağan, kendisine yöneltilen FETÖ bağlantısı iddialarını ve aramaşta ele geçirilen notları reddettiği ifadelerinde, bazı kayıtların yanlış olduğunu ileri sürdü.

Soruşturmada Yöneltilen Sorular

Adli makamlar, olay saatleri sırasında farklı uçuşlarda yer alan Armağan'ın, çeşitli F-16 pilotlarıyla Kahramanmaraş semalarında uçup uçmadığını sorguladı. Armağan, bunu reddetmiş ve yaptığı uçuşun geri hizmet uçuşu olduğunu belirtmiştir.

F-4 uçağının bazı anlarda radardan kaybolmasına ilişkin soruya ise Armağan, uçağın dağlık bölgelerde düşük irtifada uçmasının radar tarafından algılanamayacağını açıklama getirmiştir.

FETÖ İddiaları ve Telefon Kayıtları

Armağan, FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz'ün kullandığı telefon hattı ile 152 kez irtibat kaydı olduğu yönündeki iddiayı reddetti. Kendisinin Öksüz ve Kemal Batmaz ile hiçbir bağlantısı olmadığını, söz konusu telefon hattının kendisine ait olmadığını ifade etti. Armağan, iddialarının kendisine ait telefonla eşinin kullandığı telefonun aynı baz istasyonundan sinyal almasından kaynaklandığını savunmuştur.

Aramalarda Ele Geçirilen Belgeler

İkametinde yapılan aramada bulunan notlar, isimler ve telefon numaraları hakkında sorulan Armağan, bu belgelerin kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Hava Harp Akademisi giriş sınavına ilişkin bir belgenin ise eşine ait olduğunu açıklamıştır.

Ne anlama geliyor?

Bu tür soruşturmalar, geçmiş olaylarla ilgili adli süreçlerin uzun yıllar sonra bile devam edebildiğini ve çok sayıda tanık ya da şüpheli ifadesinin alınmasını gerektirdiğini göstermektedir. Emekli askeri personel söz konusu olduğunda, görev sırasındaki uçuş kayıtları, telsiz iletişimleri ve harekat detayları bu tür incelemelerin temel kaynağını oluşturmaktadır.

Telefon irtibat kayıtları modern soruşturmalarda sıkça kullanılan bir delil türüdür; ancak aynı baz istasyonundan sinyal almak veya yakın dönemlerde aynı numara havuzundan tahsis edilen numaralar, sahip olduğu kişi hakkında yanlış sonuçlara yol açabilir. İfade sürecinde böyle teknik detayların açıklanması, soruşturmada karışık durumları aydınlatmaya yardımcı olmaktadır.