Edinburgh Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, insan sağlığı için en büyük tehdit oluşturan patojenleri belirleyen kapsamlı bir virüs kataloğu yayımladı. Bu çalışma, özellikle RNA tabanlı virüslerin yayılım potansiyellerini analiz ederek gelecekte ortaya çıkabilecek pandemi risklerinin öngörülmesine yardımcı olmayı hedefliyor.

Tıbbi Tarih ve RNA Virüslerinin Rolü

Bilim insanları 1960'lardan beri her yıl ortalama iki veya üç yeni virüs keşfediyor. Bazı virüsler etkisiz kalarak unutulurken, 1983'te keşfedilen HIV-1 ve 2020'de ortaya çıkan Sars-CoV-2 gibi örnekler milyonlarca insanın ölümüne yol açan küresel salgınlara dönüştü. Binlerce RNA virüs türü arasında sadece 239 tanesinin insanları enfekte ettiği biliniyor.

Yüksek Riskli Virüs Grupları ve Yayılım Biçimleri

Hazırlanan listedeki virüslerin üçte ikisi, enfekte bir kişinin hastalığı başka birine aktarma ihtimalinin düşük olduğu zoonotik virüslerden oluşuyor. Kuduz bu grubun tipik bir örneği olarak öne çıkıyor. Asıl büyük tehlikenin ise halihazırda insandan insana geçiş yeteneğine sahip olan virüslerden geldiği belirtiliyor. Kabakulak, kızamık ve rubeola gibi hastalıkların geçmişte bu şekilde ortaya çıktığı ifade ediliyor.

Salgın Tahminleri ve 'Hastalık X' Faktörü

Bazı virüsler insandan insana yayılabilse de, düşük R sayısı (bir kişinin enfekte ettiği ortalama kişi sayısı) nedeniyle sınırlı kalıyor. Ancak 2014'te Batı Afrika'da görülen Zaire ebolavirüsü örneğinde olduğu gibi, virüslerin şehirlere ulaşması yayılım hızını artırabiliyor. Katalogda yer alan Zaire ebolavirüsü, Zika, Chikungunya ve mpox gibi patojenlerin daha sonra büyük epidemilere yol açtığı kaydedildi. Bu veriler, literatürde 'Hastalık X' olarak adlandırılan gelecekteki olası pandemi virüslerinin karakterini tahmin etmek için kullanılıyor.