Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında her yıl uygulanan adli tatil dönemi için 2026 yılı takvimi netleşti. Yargı mensupları, avukatlar ve vatandaşlar için kritik olan ara verme dönemi, belirlenen tarihler arasında uygulanacak.

Adli Tatil Başlangıç ve Bitiş Tarihleri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesine dayanan 2026 yılı adli tatil süreci, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü itibarıyla başladı. Toplamda 43 gün sürecek olan bu ara, 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü mesai bitimiyle beraber sona erecek. Mahkemeler, 1 Eylül 2026 Salı günü itibarıyla yeni adli yıla girerek normal çalışma düzenine dönecek.

Tatil Döneminde Devam Eden İstisnai Davalar

Adli tatil boyunca genel işleyiş durdurulsa da bazı acil ve özel nitelikli dava ve işler nöbetçi mahkemeler aracılığıyla görülmeye devam ediyor. Bu kapsamda; nafaka, soybağı, velayet ve vesayetle ilgili davalar ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işlemleri tatil süresince takip edilebiliyor. Ayrıca işçilerin hizmet akdi veya iş sözleşmesi nedeniyle açtığı davalar, iflas ve konkordato süreçleri ile sermaye şirketlerinin yeniden yapılandırılmasına dair işler de bu dönemde görülüyor.

Geçici hukuki koruma talepleri, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve delillerin tespiti başvuruları da istisnalar arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra ticari defterlerin kaybı nedeniyle belgelendirme talepleri, kanunla ivedi olduğu belirtilen işler ve mahkemece acil olduğu kabul edilen dosyalar tatil sürecinde işlem görmeye devam ediyor.

Sürelerin Uzatılması ve Dilekçe İşlemleri

Adli tatile tabi olan dosyalarda, kanuni sürelerin son günü tatil dönemine rastlarsa, bu süreler herhangi bir ek karara gerek duyulmadan tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış kabul ediliyor. Ayrıca tatil süresince dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçelerinin teslim alınması; tebligatların yapılması ve dosyaların üst mahkemelere gönderilmesi gibi bürokratik işlemler sürdürülüyor.

Ne anlama geliyor?

Yargı sistemindeki bu uygulama, hukukçuların ve yargı çalışanlarının yıllık dinlenme haklarını kullanmalarını sağlarken, sistemin tamamen durmamasını amaçlayan bir dengedir. Belirli bir süre boyunca rutin duruşmaların askıya alınması, yargı mekanizmasının yıllık planlamasını düzenler.

Aciliyet arz eden durumlar için mekanizma, nöbetçi sistem üzerinden yürütülür. Bu sayede telafisi imkansız zararların doğabileceği durumlar, hak kaybı yaşanmaması için bekleme listesine alınmadan çözülür. Sürelerin otomatik olarak uzaması ise tarafların haklarını kaybetmesini engelleyen teknik bir güvence sağlar.