Amerikan Sivil Özgürlük Birliği'nin (ACLU) Massachusetts şubesi, ceza savunma avukatlarının kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan gizli gözetleme teknolojilerini ortaya çıkarmasını sağlayacak çevrimiçi bir araç kiti yayınladı. Bu girişim, polis tarafından gizlice kullanılan yüz tanıma, otomatik plaka okuma ve silah sesi tespit sistemleri gibi araçların mahkeme süreçlerinde şeffaflaştırılmasını hedefliyor.

Savunma Avukatlarına Hukuki Destek

Hazırlanan araç kiti, hakimler tarafından onaylandığında savcıları sanığa karşı kullanılan gözetleme teknolojilerini açıklamaya zorlayacak özel hukuk dilekçelerinden oluşuyor. Kapsamda 'stingray' telefon takip cihazları, ticari veri simsarları tarafından satılan konum bilgileri, yapay zeka ile hazırlanan polis raporları ve araç eğlence sistemlerinden veri çeken adli araçlar yer alıyor.

Veri Kaybının Önlenmesi ve Şeffaflık

Sistem içerisinde, kamu kurumları ve özel tedarikçilerin otomatik silme işlemi yapmadan önce verileri korumasını talep eden koruma dilekçeleri de bulunuyor. ACLU Massachusetts, bu belgelerin şifreli bir kütüphane üzerinden yalnızca doğrulanmış savunma avukatlarına sunulacağını belirtti. Kurum, bir yandan şehirleri ShotSpotter ve Flock gibi ağları bırakmaya zorlarken, diğer yandan avukatların mahkemede bu araçları ifşa etmesini sağlıyor.

Teknoloji ve Hukuk Arasındaki Boşluk

Proje, polislerin yeni gözetleme araçlarını benimsemesi ile mahkemelerin bu araçların yasallığına karar vermesi arasındaki zaman farkını kapatmayı amaçlıyor. Örneğin, hücre kulesi simülatörleri için FBI'ın yerel polislerle imzaladığı gizlilik sözleşmeleri nedeniyle bazı vakaların mahkemede açıklanmadığı, hatta bazı davaların sırf bu cihazların ifşa olmaması için tamamen düşürüldüğü belirtiliyor. Ayrıca, yüz tanıma sistemleri nedeniyle yanlış kimlik tespiti yapılan kişilerin tutuklandığı vakalarda, karar belgelerinde yazılımlar yerine 'güvenilir kaynak' ifadesinin kullanıldığı vurgulanıyor.

Ne anlama geliyor?

Kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan dijital izleme yöntemleri, genellikle gizli çalışma prensibine sahiptir. Bu durum, bireylerin kendilerine karşı hangi teknik yöntemlerin kullanıldığını bilmesini engeller. Özellikle yazılım tabanlı kanıt toplama süreçleri, geleneksel yöntemlerin aksine dijital kayıtlar üzerinden yürütülür ve bu kayıtlar belirli süreler sonunda sistem tarafından otomatik olarak silinebilir.

Sürecin şeffaflaştırılması, savunma tarafının kanıtların nasıl toplandığını denetlemesine olanak tanır. Dijital veri toplama araçlarının çalışma mantığı, bazen hatalı eşleşmeler veya yanlış veri analizleri üretebilir. Bu tür teknik eksikliklerin mahkeme aşamasında ortaya çıkarılması, yargılamanın somut ve doğrulanabilir veriler üzerinden ilerlemesini sağlar.