Türk basketbolunun efsanevi ismi Bogdan Tanjevic, tarafı olmadığı bir icra dosyası nedeniyle mal varlığına ve banka hesaplarına konulan hacizle ilgili hukuk mücadelesini kazandı. İtalya'da yaşayan deneyimli antrenörün açtığı dava sonucunda mahkeme, tebligat sürecinin usulsüz olduğuna karar vererek hacizlerin kaldırılmasına hükmetti.

Tebligat Sürecindeki Usulsüzlükler Ortaya Çıktı

Sabah'ın haberine göre, Tanjevic'in herhangi bir tarafı olmadığı icra dosyası kapsamında adına haciz ihbarnameleri düzenlendi. Uzun yıllardır İtalya'nın Trieste kentinde ikamet eden Tanjevic'e gönderilen belgeler, nüfus kayıtlarındaki İstanbul adresine yönlendirildi. İlk aşamada kimseye ulaşılamadığı için iade edilen evraklar, daha sonra muhtara bırakılıp kapıya haber kağıdı yapıştırılmasıyla tebliğ edilmiş sayıldı.

Mahkeme Türkiye Giriş Çıkış Kayıtlarını İnceledi

Avukatı Dr. Candaş Gürol aracılığıyla dava açan Tanjevic'in durumunu inceleyen Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi, tebligat görevlisinin yaptığı araştırmaları ve tutanakları yasal usullere uygun bulmadı. Emniyet kayıtları üzerinden yapılan incelemede, Tanjevic'in Türkiye'de sürekli yaşamadığı ve sadece kısa süreli ziyaretlerde bulunduğu tespit edildi.

Haciz Kararları Tamamen Kaldırıldı

Mahkeme, ilk tebligatların usulüne uygun yapılmaması nedeniyle sonradan muhtara bırakılan belgelerin de hukuken geçersiz olduğuna karar verdi. Bu tespitler doğrultusunda, Bogdan Tanjevic'in hesaplarına ve mal varlığına uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasına ve devam eden icra takibinin durdurulmasına karar verildi.

Ne anlama geliyor?

Hukuki süreçlerde bildirimlerin doğru kişiye ve doğru adrese ulaşması, hak arama özgürlüğünün temelini oluşturur. Tebligat işlemi, bir kişinin kendisine karşı başlatılan yasal süreçten haberdar olmasını sağlayan resmi bir mekanizmadır. Eğer bu bildirimler yasal prosedürlere uygun yapılmazsa, kişinin savunma hakkı kısıtlanmış olur.

Özellikle yurt dışında yaşayan bireyler için adres kayıtlarının güncelliği veya tebligat memurlarının yaptığı tespitlerin doğruluğu kritik önem taşır. Kapıya kağıt yapıştırılması veya evrakın muhtara bırakılması gibi işlemlerin geçerli olabilmesi için öncelikle kişinin o adreste gerçekten yaşadığının somut kanıtlarla belirlenmesi gerekir. Bu şartlar sağlanmadığında yapılan işlemler geçersiz kabul edilir.