CHP'den ayrılarak Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel ve beraberindeki 90 milletvekilinin, partinin resmi duyuru hesabı için CHP genel merkezi ile uyuşmazlık yaşandı. CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, X (Twitter) hesabından yaptığı açıklamada söz konusu hesabın CHP'ye ait olduğunu ve 2015 yılında CHP TBMM Grubu tarafından açıldığını belirtti.

CHP'nin Hesap Sahipliği İddiası

Demir'in açıklamasına göre, CHP'nin eski TBMM Grubuna ait resmi X hesabının adı değiştirilerek yeni kurulan partinin resmi hesabına dönüştürülmüş. Hesapta hâlen Kemal Kılıçdaroğlu'na ait eski paylaşımlar bulunduğu belirtildi.

Eski Yeni Parti'den Tepki

Söz konusu sosyal medya hesabından yapılan bir paylaşımda ise, "Yeni Parti" adını kullanan başka bir siyasi yapı tarafından tepki gösterildi. Adı geçen kuruluş, isim haklarının kendilerinde olduğunu öne sürerek hukuki adımlar atacağını duyurdu.

Geçmiş Yeni Parti Deneyimleri

Türkiye siyasi tarihinde "Yeni Parti" adıyla bilinen siyasi oluşumlar daha önce de teşebbüs edilmiştir. 1993'te eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kardeşi Yusuf Bozkurt Özal tarafından kurulan bir Yeni Parti 1997'de Demokrat Parti'ye katılmıştır. 2008 yılında kurulan diğer bir Yeni Parti ise ülke genelinde teşkilatlanmasını tamamlayamadığı için Hak ve Eşitlik Partisi'ne katılmıştır.

Ne anlama geliyor?

Siyasi partiler kurulduklarında, kampanya ve iletişim için hızlı biçimde sosyal medya hesapları açarlar veya mevcut platformları kullanırlar. Bu durumda bir partiden ayrılan grup, yeni bir siyasi yapı oluştururken daha hızlı kurulmasını sağlamak amacıyla eski partiye ait olan bir sosyal medya hesabını değiştirerek kullanmayı tercih etmiş görülüyor. Böyle bir uygulama, eski teşkilatın ve yeni yapının yasal hakları konusunda sorun doğurabiliyor.

Sosyal medya hesaplarının mülkiyeti siyasi hayatta önemli bir konu haline gelmiştir. Bu tür platformlardaki takipçiler, içerik arşivleri ve kurumsal kimlik, yeni başlayan bir siyasi oluşum için değerli kaynaklardır. Hesabın kimin kontrol ettiği, kimin paylaşım yapacağı ve arşivdeki eski içeriklerin ne şekilde yönetileceği hukuki ve yönetimsel açıdan netleştirilmesi gereken konular haline gelmektedir.

Bu tür ihtilaflar genellikle mahkemeler aracılığıyla çözülmektedir. Hesap mülkiyeti, tarafların kullanım hakkı ve arşivdeki bilgilerin korunması gibi konular yasal çerçevede belirlenebilir. Çünkü sosyal medya hesapları artık kurum ve kuruluşların resmî iletişim araçları olarak kabul görmekte ve bunların kontrolü konusu yasal nitelik taşımaktadır.