Kanada'daki Marineland Niagara Falls'tan dört beyaz balina, tarihi bir uluslararası kurtarma operasyonuyla Chicago'daki Shedd Aquarium'a taşındı. Acadia, Lillooet, Osiris ve Sierra adlı balinalar, özel tasarlanmış konteynerler ve özel bir Boeing 777 kargo uçağıyla yolculuğu başarıyla tamamladı.

Marineland'ın Kapanışı ve Kurtarma Kararı

Marineland of Niagara Falls, sahiplerinin ölümünün ardından iflas ederek 2024'te kapılarını kapatmıştı. Park yönetimi, hayvanları bakım altında tutamayacak kadar finansal zorluk yaşadıktan sonra, 2025'te ötanazi uygulanması gerekebileceği endişesini dile getirmişti. Bu gelişme, uluslararası akvaryum ve deniz biyolojisi camiasını harekete geçirdi.

Türü İlk Kez Yapılan Operasyon

Kurtarma ekibi, Ocak 2026'da Niagara Falls'u incelemeye başladı. Haziran ayında Kanada hükümeti, Marineland ile rehoming (yeniden yerleştirme) sürecine izin vermek üzere anlaşmaya vardı. Beyaz balinalar sadece Chicago ve Texas'ta değil, Georgia, San Diego ve İspanya'daki akvaryumlara da dağıtılacaktı. Chicago'ya getirilen dört balina, özel tasarlanmış bantlar içinde taşındı; kapalı araçlarda tuzlu su ile doldurulan konteynerler içinde yer aldı. Uçuş sırasında veteriner ekibi, balinalarının arka kısımlarına sürekli su dökerek konforlarını sağlamaya çalıştı.

Acılıma ve Uyum Süreci

Uçak yolculuğu yaklaşık 72 saat içinde tamamlandı. Ulaştıktan üç gün sonra, dört balina Shedd Aquarium'un özel, kamuya kapalı bir habitatında yerleştirildi. Sağlık durumlarını izlemek için veteriner ve deniz hayvanları uzmanları 24 saat gözetim altında tutmaya başladı. Balinalar, yeni ortamlarında türlerine özgü yavaş ve zarif dalışlar ve dönüşler sergilerken, henüz uzun yolculuğunun izlerini taşıyordu.

Sınır Geçişinin Zorlukları

Shedd Aquarium'un veteriner başkanı Karina Tang, sınır geçişinin operasyonun en zor kısmı olduğunu belirtti. Ekip, Kanada Balıkçılık ve Okyanuslar Bakanlığı ile ABD Tarım Bakanlığı da dâhil olmak üzere çeşitli hükümet kurumlarıyla çalışmak zorunda kaldı. Ayrıca, uluslararası hayvan ticaretini düzenleyen antlaşmalara uyum sağladı. Tüm bu engelleri aşabilmek için, konsorsiyum ellerindeki "her germe, her direk, her kaynağı" seferber etmek gerekmiş; Tang bu süreci "lojistik bir harika" olarak nitelendirdi.