ABD İç Güvenlik Müdürlüğü'nün (ICE) İç Denetim Birimi (OPR), ajansa yönelik sosyal medya eleştirilerini ve iddia edilen kötülemelerini yaygınca soruşturma altına almaya başladı. Resmi belgelere göre, 2025 yılı başından 2026 ortasına kadar 131 davada 'doxing ve tehdit' başlığı altında sivil vatandaşlar hakkında soruşturma yürütüldü.
Paigelynne Gonyea ve Uyarı Fermanı
Olay New York'ta başladı. Seçim günü oy kullanma işlemi sürerken, ICE ajanları bir sandık görevlisini hedef aldı. Görevli Paigelynne Gonyea'nın Ocak ayında Instagram'da ICE ajanlarını 'doxx ettiğini' (kimliğini açıkladığını) iddia eden ajanslar, Gonyea'ya bir uyarı fermanı imzalatmaya çalıştı. Gonyea'nın sadece bulabildiği post, Minnesota Star Tribune'u kredilendirilmiş ve Minneapolis'te yaşanan olayda hayatını kaybeden Renee Good'un söz konusu ajan tarafından vurulması sırasında ajan Jonathan Ross'un indictment (kovuşturmaya çıkarılması) için çağrı yapan bir paylaşımdı. ICE, gönderilen uyarı fermanında Gonyea'dan 'federal görevlileri ve ailelerine karşı tehdit, hırpalam ve cinayeti' içeren kişisel davranışlarını durdurmasını talep etti. Gonyea imzalamayı reddetti.
İç Denetim Biriminin Kapsamı Genişliyor
ICE'nin Mesleki Sorumluluk Ofisi (OPR), teoride tutuklanma tesislerini denetlemek, personel suistimalini araştırmak ve network güvenliğini sağlamakla görevlidir. Fakat son mahkeme dosyalarında, OPR'nin giderek daha fazla sayıda sivil vatandaşı çevrimiçi paylaşımlarından dolayı hedef aldığını göstermektedir. Nisan ayında sunulan resmi beyana göre, söz konusu 131 soruşturmanın kaç tanesinin cezai suçlamaya dönüştüğü ise net değildir. WIRED'ın belirlediği kadarıyla, yalnızca bir olayda Adalet Bakanlığı bir Kalifornia'lı erkek hakkında ICE avukatı ve annesine yönelik taciz nedeniyle suçlama dosyası açmış; söz konusu kişi suçunun teslimini kabul etmiştir.
İdarî Subpoenalar ve Özgür Konuşma Tartışması
OPR, son aylarda teknoloji şirketlerine gönderilen ve kullanıcıların çevrimiçi kimliklerini ortaya çıkarmayı amaçlayan idarî subpoenaların arkasında en az biri olduğu belirlenmiştir. ACLU Konuşma, Gizlilik ve Teknoloji Projesi Avukatı Laura Moraff, herhangi bir cezai davalamaya karşın insanların hükümeti eleştirme ve bunu anonim biçimde çevrimiçi yapma konusunda anayasal hakları olduğunu vurgulamıştır. Söz konusu subpoena talepleri hakkında mahkeme dosyalarında görev gören avukatlar, taleplerin özgür konuşma hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüş; hükümet subpoenaları geri çekmek tercihinde bulunmuştur. WIRED'ın belirlediği bir diğer geri çekilen subpoenada, 'OPR-DC' ile başlayan bir takip numarası vardır; kaynak görevlilere göre bu, OPR çalışmalarına ilişkin olması olasıdır. ICE, kaç idarî subpoena gönderdiğine dair sorulara yanıt vermemiştir.
Ne anlama geliyor?
Devlet kurumlarının çevrimiçi eleştirenleri hedef alması, demokratik toplumlarda oldukça tartışmalıdır. Genel olarak, resmi görevlileri ve kurumları eleştirmek, yazılı veya sözlü ortamda yapılmasından bağımsız olarak vatandaşların temel hakkıdır. Buna karşın, devlet kurumları bazen bu hakkın sınırlarını belirlemeye çalışarak, 'tehdit' veya 'yüzde sayılabilecek' davranışlar ile meşru eleştiriyi karıştırmaya çalışabilir.
İdarî subpoenalar, belirli durumlarda mahkeme müdahalesi olmaksızın teknoloji şirketlerinden bilgi çıkarılamıdır. Ancak çevrimiçi söylemi araştırmak için bu araçları yaygınca kullanmak, anonimlik ve ifade özgürlüğü konusundaki çekinceler yaratır. Kullanıcılar, cezai soruşturmaya maruz kalma korkusuyla geri çekilirse, çevrimiçi tartışmaya katılmaktan kaçınabilirler.
Böyle prosedürler, özellikle hükümet kurumlarının kendileri hakkında yapılan eleştrileri bastırmak için kullanıldığında, ifade, basın ve yurttaşlık özgürlüğüne karşı çetin sorular ortaya koymaktadır. Bu tür durumlarda hukuk sistemi, bireysel vatandaşları koruyup korumayacağı, devlet kurumlarının sorumsuz uygulamalarını sınırlandıracak mı, henüz açık değildir.



Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.