İstanbul Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 11 ay tutuklu yargılandıktan sonra tahliye edilen ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney, siyasi tercihini netleştirdi. Güney, son dönemde kurulan Yeni Parti'ye katılmayacağını ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kalmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu. Bu karar, siyasi kulislerde merakla beklenen bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu'na Makamda Ziyaret

Güney'in CHP'de kalma kararı, partinin genel merkezi ile yaşanan temasların ardından kesinleşti. İnan Güney, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından CHP tarafından yapılan resmî açıklamada, Güney'in 33 yıllık parti üyesi ve 49 yıllık Beyoğlu sakini olduğu vurgulandı. Parti yetkilileri, 'Baba ocağımız öz evlatlarıyla her zaman güçlü' ifadesini kullanarak üyeliğin devam ettiğini teyit etti.

Güney'den Resmi Duyuru

İnan Güney, CHP'nin bu paylaşımını kendi sosyal medya hesabında alıntılayarak siyasi duruşunu resmen ilan etti. Yapılan açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında Beyoğlu halkına aynı inanç ve kararlılıkla hizmet edeceğinin altını çizdi. Güney, 2023 yılında seçim sürecinde değişimci ekibe yakın durmuş ve 2024 yerel seçimlerinde Beyoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra Ekrem İmamoğlu'nun ilk ziyaret ettiği isim olmuştu.

Tutukluluk sürecinde Ekrem İmamoğlu ile birlikte yargılanan Güney'i, yeni genel başkan Özgür Özel de cezaevinde sık sık ziyaret etmişti. Tahliye sonrası CHP'nin mutlak butlan kararıyla ilgili etkinliklere katılan Güney, bu son açıklamasıyla parti içindeki konumunu sağlamlaştırdı. Öte yandan, Yeni Parti ile CHP arasında milletvekili düzeyinde bir hareketlilik beklendiği konuşuluyor. Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, Yeni Parti'nin ilk kurultayında beklenen sonuçlar elde edilemezse, bazı isimlerin yeniden CHP'ye dönebileceğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Ne anlama geliyor?

Siyasi parti içi hareketliliklerde, üst düzey isimlerin tercihleri genellikle tabanın beklentilerini ve partinin kurumsal kimliğini doğrudan etkiler. Bir siyasi aktörün, yeni kurulan bir yapıya katılmak yerine mevcut yapıda kalmayı seçmesi, o partinin ideolojik çizgisine ve örgüt disiplinine olan bağlılığına işaret eder. Bu tür kararlar, parti içi muhalif grupların güç kaybına veya konsolidasyonuna yol açarak, siyasi dengeyi yerel düzeyde yeniden şekillendirebilir. Yerel yönetimde görevden uzaklaştırma süreçleri, hukuki sonuçların ötesinde siyasi kariyer üzerindeki etkileriyle de değerlendirilir; bu bağlamda parti mensupluğunun devamı, hem hukuki süreçlerin hem de siyasi sadakat testinin bir bileşeni olarak okunur.

Seçmen nezdinde bu tür gelişmeler, adayların geçmiş siyasi yolculuğu ve kurumsal aidiyetleri üzerinden algılanır. Parti liderliğinin üst düzey isimleri ağırlaması ve onlara yönelik kurumsal destek açıklamaları, dışarıya karşı birlik mesajı verirken içeride de yeni oluşumlara karşı bir direnç göstergesi oluşturabilir. Yerel siyasette bu tip kararlar, belediye başkanlığı such pozisyonlarında devam eden hukuki süreçlerin ilerleyişi ve olası yer yenileme süreçleri için kritik bir referans noktası niteliği taşır.