Rockefeller Üniversitesi'nden nörobilimci Vanessa Ruta ve ekibi, meyve sineklerinin karmaşık hava akımları içindeki kokuları nasıl takip ettiğini inceleyen yeni bir araştırma yürüttü. Çalışma, böceklerin kokuyu bulmak için kullandığı geleneksel yöntemlerin aksine çok daha gelişmiş bir navigasyon stratejisi izlediklerini ortaya koydu.

Surge ve Cast Modeli Yetersiz Kaldı

Biyologlar uzun süre boyunca, sineklerin kokuyu aldıklarında rüzgar yönünde uçtukları, koku kesildiğinde ise tekrar bulana kadar sağa sola hareket ettikleri 'surge and cast' modeline inanıyordu. Ancak Ruta'nın ekibi, bu basit reflekslerin doğadaki düzensiz ve parçalı koku izlerini takip etmek için yeterli olmadığını belirledi.

Sanal Gerçeklik ile Koku Takibi Deneyi

Araştırmacılar, sinekleri karanlık bir ortamda hava yastığı üzerinde yüzen küçük bir topa sabitleyerek bir nevi 'sinek koşu bandı' oluşturdu. Sinek top üzerinde hareket ettikçe, yön değiştiren bir nozül aracılığıyla antenlerine hava üflendi ve bu havaya belirli aralıklarla elma sirkesi kokusu eklendi. Bu yöntem sayesinde bilim insanları, sineğin aldığı her bir molekülün miktarını ve yönünü tam olarak kontrol edebildikleri yapay bir kimyasal manzara yarattı.

Kenar Takibi Stratejisi Keşfedildi

Yaklaşık 50 milimetre genişliğindeki düz bir sirke koridoru simülasyonunda, sineklerin kokunun merkezinden ilerlemek yerine kenarlara tutundukları gözlemlendi. Sinekler, kokuya girdikleri anda hızla dışarı çıkıp temiz havada küçük bir döngü yaptıktan sonra tekrar sınır çizgisine dönen iki aşamalı bir süreç izledi. Ekip, bu davranışa 'edge tracking' (kenar takibi) adını verdi. Sineklerin, kaynağa doğru ilerledikleri anların çoğunda kokulu bölgenin dışında vakit geçirdikleri tespit edildi.

Ne anlama geliyor?

Koku molekülleri havada düz bir hat şeklinde değil, türbülans nedeniyle parçalanmış ve düzensiz iplikçikler halinde yayılır. Bu durum, hedefi arayan bir canlının kokuyu sürekli değil, kesik kesik almasına neden olur. Hava akımlarının yarattığı bu düzensizlik, basit bir yön bulma mekanizmasının uzun mesafelerde başarısız olmasına yol açar.

Keşfedilen yöntem, canlının kokunun yoğun olduğu merkez yerine, koku ile kokusuz alan arasındaki sınır çizgisini referans alarak ilerlemesini sağlar. Bu mekanizma, değişken hava koşullarında hedefe ulaşmak için daha kararlı bir rota çizilmesine yardımcı olur. Böylece canlı, kokunun tamamen kaybolduğu geniş boşluklarda yönünü şaşırmadan, sınır hattını takip ederek ilerleme kaydedebilir.