New York Üniversitesi'nden siber etnograf ve medya teorisi araştırmacısı Ruby Thelot, günümüz sosyal medya dinamikleri üzerine yaptığı çalışmalarda, internetten yayılan trendlerin çoğunun gerçek bir kültürel karşılığı olmadığını savunuyor. WIRED ile bir görüşme gerçekleştiren Thelot, kullanıcıların her birinin kendi dijital adalarında yaşadığını ve viral içeriklerin gerçek bir kitlesel kabulden ziyade algoritmik dayatmaların sonucu olduğunu belirtiyor.

Algoritmik Virallik ve Goodhart Yasası

Thelot, dijital içeriklerin sırf çok izlenme amacıyla tasarlandığını ve bu durumun kültürel kalıcılığı yok ettiğini vurguluyor. İngiliz ekonomist Charles Goodhart tarafından ortaya atılan Goodhart Yasası'na atıfta bulunan araştırmacı, bir ölçümün hedefe dönüştüğünde artık iyi bir gösterge olmaktan çıktığını ifade ediyor. Bu bağlamda, izlenme sayılarının bir hedef haline gelmesinin, içeriğin gerçek değerini gölgelediğini ve mühendislik yoluyla üretilen viralliğin kültüre nüfuz etmediğini savunuyor.

Flört Uygulamaları ve Dijital Algı Yanılmaları

Dijital dünyadaki genel mutsuzluk anlatılarını da inceleyen Thelot, özellikle flört uygulamalarındaki tükenmişlik hissinin abartıldığını ileri sürüyor. Instagram ve TikTok üzerinden bir milyondan fazla izlenen yaklaşık bin videoyu analiz eden araştırmacı, negatif içeriklerin oranının yüzde 25 civarında kaldığını tespit etti. Bu durumun, kültürel yazarlar tarafından gerçekliğin ötesinde bir karamsarlık tablosu çizildiğini gösterdiğini belirtiyor.

Ne anlama geliyor?

Sanal alanlardaki içerik yayılımı, kullanıcının karşısına çıkan verilerin gerçek toplum geneline yayılmış olduğu anlamına gelmez. Yazılımlar, benzer ilgi alanlarına sahip kişileri küçük gruplar halinde toplar ve aynı içeriği sürekli olarak bu kişilere gösterir. Bu durum, küçük bir grubun yoğun etkileşimini tüm dünyanın ortak eğilimiymiş gibi algılamaya yol açan bir yanılsama yaratır.

İçerik üreticileri, sadece sayısal verilimlere ulaşmak için belirli kalıpları kullandığında, ortaya çıkan sonuçlar gerçek bir toplumsal ihtiyaç veya ilgiyle örtüşmeyebilir. Bu mekanizma, kısa süreli etkileşimlerin uzun vadeli alışkanlıklara dönüşmemesine neden olur. Kullanıcılar, karşılaştıkları akımların gerçek bir popülariteye mi yoksa sadece teknik bir yönlendirmeye mi dayandığını ayırt etmekte zorlanırlar.