Beyin-bilgisayar arayüzleri geliştiren girişim Science Corporation, yaşa bağlı makula dejenerasyonu nedeniyle görme yetisini kaybeden kişiler için tasarlanan PRIMA adlı cihazı için Avrupa Birliği'nden satış onayı aldı. Şirket aynı zamanda ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA), iki nadir körlük türünün tedavisi için hızlandırılmış inceleme sürecine giden ilk adımı tamamladığını açıkladı.
PRIMA Teknolojisi ve Çalışma Mekanizması
Cihazın kullanımı, hastaların gözünün arkasına küçük bir çipin yerleştirildiği bir saatlik bir ayaktan tedavi prosedürünü kapsıyor. Bu çip, özel kameralı gözlükler aracılığıyla çevreden gelen görüntüleri alarak görme yetisinin yeniden kazanılmasını sağlıyor. Şirketin kurucusu ve CEO'su Max Hodak, hastalarının bu teknoloji sayesinde kitap okuyabildiğini, resim çizebildiğini, bulmaca ve sudokuda yer alabildiğini belirtti.
Ticari Planlar ve Gelecek Hedefleri
Fransız Pixium şirketinin 2024 yılında satın alınmasıyla geliştirilen PRIMA'nın her bir ünitesinin maliyetinin yüz binlerce dolar olması bekleniyor. Şirket, klinik deneylerin yürütüldüğü Almanya'da ilk prosedürlerin Eylül ayında başlayabileceğini ve sağlık sağlayıcılarla geri ödeme süreçlerini görüştüklerini bildirdi. Mevcut gözlüklerin harici bir batarya paketine ihtiyaç duyması nedeniyle, form faktörünü iyileştirmek ve daha gelişmiş çipler üretmek hedefleniyor.
Biyo-Hibrit Sensör Çalışmaları
Science Corporation, görme restorasyonu işini uzun vadeli projeler için bir finansman kaynağı olarak görüyor. Bu kapsamda şirket, Yale Tıp Okulu Nöroşirürji Bölüm Başkanı Dr. Murat Günel ile birlikte doğrudan implant edilen biyo-hibrit bir beyin sensörünün insan deneyleri için çalışmalar yürütüyor.
Ne anlama geliyor?
Bu teknoloji, gözün arka kısmında ışığa duyarlı hücrelerin işlevini yitirdiği durumlar için geliştirilmiş bir çözüm sunuyor. Sistem, ışığı toplayan dış bir donanım ile sinir sistemine veri aktaran bir elektronik parçanın uyumuna dayanıyor. Gözlükler aracılığıyla alınan görsel veriler dijital sinyallere dönüştürülerek doğrudan ilgili dokulara iletiliyor ve böylece beyindeki görme merkezi yeniden uyarılıyor.
Sektör genelinde bu tür uygulamalar, kalıcı görme kaybı yaşayan bireylerin günlük yaşam faaliyetlerine geri dönmesini hedefleyen ileri düzey tıbbi müdahalelerdir. Süreç, biyolojik doku ile elektronik devrelerin entegrasyonunu gerektirdiği için yüksek hassasiyetli cerrahi yöntemler ve veri işleme kapasitesi yüksek donanımlar gerektiriyor. Kullanıcı açısından bu durum, tamamen karanlık veya bulanık bir görüşten, nesnelerin seçilebildiği işlevsel bir görme düzeyine geçiş anlamına geliyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.