Türkiye'nin milli imkanlarla geliştirilen T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, ilk uçuşunun üzerinden tam 15 yıl geçti. Türk savunma sanayisinin havacılık alanındaki en stratejik projelerinden biri olan platform, hem yerel operasyonlarda hem de küresel ihracat pazarında önemli bir rol üstlendi.

Üretim Süreci ve Operasyonel Geçmiş

Proje, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin acil ihtiyacını karşılamak amacıyla 7 Eylül 2007 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan sözleşmeyle başladı. TUSAŞ tarafından platform geliştirme ve sistem entegrasyonu gibi kritik süreçlerin yürütüldüğü helikopter, 17 Ağustos 2011 tarihinde ilk test uçuşunu gerçekleştirdi. Yoğun test süreçlerinin ardından 22 Nisan 2014'te Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilerek göreve başladı.

Envanter Sayıları ve Teslimat Hedefleri

Nisan 2026 verilerine göre, Türk güvenlik güçlerine teslim edilen toplam T129 ATAK sayısı 92 adete ulaştı. Bu sayının içinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün envanterinde 6 adet helikopter bulunuyor. Mevcut durumda Kara Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde aktif olarak kullanılan platformun teslimatları sürüyor. 2026 yılı sonuna kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına 1, İçişleri Bakanlığına ise 2 adet daha teslimat yapılması planlanıyor.

Zorlu Coğrafyalar İçin Optimize Edilen Tasarım

T129 ATAK, özellikle Türkiye'nin sıcak hava ve yüksek irtifa gibi zorlu coğrafi şartlarında maksimum performans sergileyecek şekilde optimize edildi. Gece ve gündüz operasyon yapabilme kabiliyetiyle donatılan helikopter, TSK'nın harekat ihtiyaçlarına uygun milli silah sistemleriyle entegre edildi.

Ne anlama geliyor?

Hava araçlarında yüksek irtifa ve sıcaklık optimizasyonu, motorun ve kanat yapısının düşük hava yoğunluğunda bile yeterli kaldırma kuvvetini üretmesini sağlar. Bu teknik özellik, sarp dağlık alanlarda veya aşırı sıcak bölgelerde aracın performans kaybı yaşamadan manevra yapabilmesine imkan tanır.

Sistem entegrasyonu ise farklı donanımsal ve yazılımsal bileşenlerin bir bütün halinde, birbiriyle uyumlu çalışması sürecidir. Bu süreç sayesinde hedefleme sistemleri, silah mekanizmaları ve uçuş kontrol yazılımları tek bir merkezden yönetilerek operasyonel hız ve isabet oranı artırılır.